• 1993 ten beri yg hattına çarpan 9 helikopter

    1.
    1993 yılından bugüne kadar geçen süre içinde yüksek gerilim hatlarına çarparak düşen helikopterlerimizdir.

    8 tanesi askeri, 1 tanesi polise ait olmak üzre toplam 9 tanedir.

    Bu 9 helikopter kazasında verdiğimiz şehit sayısı ise 50 dir.

    Yani yüksek gerilim hatlarına çarpma sonucu düşen(!) Helikopterlerde kaybettiğimiz insan sayısı korkunç.

    Acaba hepsi gerçekten yüksek gerilim hattına mı çarptı?

    Ya da bu şekilde tam 9 tane felaket yaşanıp hiç ders alınmadı mı?

    Nasıl bir ülkeyiz?
    Nasıl da tesadüf eseri yaşıyoruz şu ülkede?
    9 -1 ... tengir budun
  • sözlüğe nostaljik bir fotoğraf bırak

    81.
    sözlüğe nostaljik bir fotoğraf bırak

    bıraktım.
    bu neydi?
    bu vezüv gaz yağı sobasıydı...

    bu vezüv'ün bizim sülaledeki adı; "yılbaşı sobası"dır.

    80'li yıllarda evler ekseriyetle 2+1 idi.
    bizim ev her nasılsa 3+1'di. laz müteahhitler genelde 2+1 yapıyordu, 3+1'e kafaları basmıyordu sanırım, ama bizim ev 3+1'di.
    işte bu 3+1 evimizde hayvan gibi bir de salon vardı, salonu da 2 parçaya bölmüştük ahşap bir kapıyla, buna da salon salomanje deniliyordu.
    yani şimdi şehirlerde yaşayan, osmanlı tuğralı dublo'ya binen çomarişkolar köylerinde tezek yakarken biz salon salomanje lüküs apartmanda oturuyorduk.

    işte böyle bir yaşam sürerken, yılbaşı gecelerinde illa ki ya teyzemler, ya amcamlar bize gelirdi.
    dedem ve babannem zaten olmazsa olmazlar.
    hal böyle olunca da o hayvan gibi salonu ikiye bölen salon salomanje kapısı açılır, maracana stadı büyüklüğünde bir salonda yılbaşı kutlanırdı.

    salonun o sadece yılbaşında açılan bölümünde işte bu vezüv gaz yağı sobası vardı.
    ilk yakınca buram buram evin içi gazyağı kokardı, lakin yandıktan bir süre sonra alışır kokuyu duymaz olurduk.

    işte o kokuyu duyunca yılbaşının geldiğini anlardık resmen.
    bu yüzden de yılbaşı sobası adını koymuştum ben bu vezüv'e.
    tabi bizimkiler de bu sıfatı beğenmiş olacaklar ki, sobanın adı yılbaşı sobası olarak kaldı...

    lakin bu sobaların verimi odun/kömür sobaları gibi değildi.
    yani fevkalade ısıtmazdı, sıcaklığı kırardı sadece.

    o zamanlar gaz yağı da ucuzdu gerçi. tıpkı benzinin, mazotun ucuz olduğu gibi.

    bu kadar lüks, bu kadar teknoloji yoktu ama ortamlar sıcaktı işte...
    hayırlı nostaljiler.
    11 ... tengir budun
  • otobüsteki kadınlara saldıran iett şoförü

    1.
    bir iett otobüsü.
    plakası linkte yazıyor.

    bu otobüs şoförü, duruyor, yerinden kalkıyor ve otobüs içindeki kadınların üzerine yürüyüp bağırarak hakaretler ediyor.
    kadınları tehdit ediyor.
    üstelik kadınlardan birinin kucağında bebek var.
    bebek ağlıyor.
    şoför bunları yaptıktan sonra yerine dönüyor.

    buyrun;
    https://twitter.com/flutc...status/870277261261504512

    burada şoförü bu kadar sinirlendiren, çocuklu kadınlara saldırmasına yönelten şey, kadınların şoförü "yavaş gitmesi" için uyarmalarıymış.

    kim bilir nerenin çomarı bu amk evladı.

    not: ibb beyaz masa konuya geri dönüş yapmış, soruşturma başlatılacağını açıklamış.
    6 ... tengir budun
  • zeytinyağı yerine bor yağı yemek

    1.
    akp'nin yürürlüğe sokmaya çalıştığı zeytin yasası ile birlikte yakın gelecekte yapacağımız şey.

    salatalarda falan nefis oluyor bor yağı.
    denemeden bilemezsiniz.

    bor yağı sağlıklıdır.
    asidi yoktur.

    ayrıca zeytinyağından daha ucuzdur.
    hem sonra zeytinyağı allahsız kitapsız antik dönemden beri üretiliyor.
    bu yüzden islami damak tadına zinhar uygun olamaz.

    memleketimiz bor dolu.
    güşlü türküye istemeyen ve bizi kıskananlar bunca yıldır salatalarda, yemeklerde bor yağı kullanmamızı engelledi.
    artık buna bir dur deme zamanı.

    zeytin ağaçlarını keselim, bor yağı kullanalım.
    zeytinyağı yerine bor yağı yemek
    2 ... tengir budun
  • hakediş uzmanlığı nedir

    2.
    Yapılan bir işin ne kadarının bittiğini, ne kadar üretim/imalat yapıldığını hesap eden, listeleyen kişiye denir.

    Bilale anlatır gibi anlatmak gerekirse.
    Ortada bir iş var, diyelim ki iş 1 sene sürecek.
    Iş için de anlaşılan bir bedel var.
    Işi sürdürebilmek için de haliyle iş yaptıkça ödeme almanız gerekli.

    Işte bu durumda ödeme alabilmek için ne kadar iş yapıldığını, ne kadar imalât yapıldığını belgelemeniz gerekir. Buna da hakediş denir.

    Bu işle uğraşan hakediş hazırlayan ya da hazırlanan hakedişleri kontrol eden personele de hakediş uzmanı denir.
    5 ... tengir budun
  • hindistanda çekilen ak parti tanıtım filmi

    1.
    hindistan'da çekilmesine rağmen bizlere çok tanıdık gelen konuları işleyen filmdir.
    yollar, köprüler, arazi kapatmalar, rüşvetler, yandaş müteahhitler...
    sanki dış güşlerin ülkemize oynadığı bir oyun(!) gibi adeta.

    sonuna kadar izleyin, bu filmde anlatılan şeyler size çok tanıdık gelecek.
    şiddetle tavsiye ediyorum.
    https://youtu.be/AqbMD1JNr3E?t=1s

    bu arada filmin adı: madaari.
    çöken köprünün enkazı altında kalan oğlunun sorumlularını cezalandırmak isteyen acılı babanın yaptıklarını anlatırken, sisteme fevkalade göndermeler yapan bir film.
    16 -2 ... tengir budun
  • şırnak helikopter kazası şehit olan kadın yarbay

    2.
    Türkiye'nin ilk kadın jandarma komutanı Songül Yarbay da şehit oldu!
    Adı: Songül Yakut, 1976'da Malatya'da doğmuştu. Yetim olarak büyüdü. Kara Harp Okulu'nun jandarma sınıfından 1997 yılında teğmen rütbesiyle mezun oldu. Beypazarında görev yaptı.
    Kumpasla görevinden uzaklaştırıldı! Büyük bir hukuk mücadelesiyle üniformasına geri döndü.
    Şırnak'a tayin edildi...

    31 Mayıs 2017 tarihinde Şırnak'ın Uludere ilçesine bağlı Şenoba'da meydana gelen helikopter kazasında, Jandarma'nın ilk kadın komutanı Songül Yakut da 13 silah arkadaşıyla şehit oldu....

    Avukatı Şule Erol Yakut'un ölümünün ardından paylaştığı mesajda şunları yazdı:
    "Binbaşı Songül. iğrenç FETÖ çetesinin ordudaki uzantılarının hışmına uğrayıp, uzaklaştırılmıştı. Sonunda verilen hukuki mücadele sonunda beraat edip çok sevdiği mesleğine döndü.
    Rütbesini aldı ofise geldi. Yarbay rütbesini kutladık. Tayin olacaktı, 'ayrıl gitme' dedim. Dinlemedi güzel kızım. Tayin Şırnak'tı. Bugün düşen helikopterde şehit düştü. Güzel kızım biz yıkıldık ama sana söz mücadeleye devam edeceğiz.
    Melekler yoldaşınız olsun, yolunuz ışıklarla dolsun. Seni üzenlerin hepsi yerle yeksan olsun"
    .............
    (Alıntıdır)
    8 -1 ... tengir budun
  • zeytin ve zeytinlik çomarlığı

    1.
    ne yazık ki ülkemizde ilk ortaya çıkan çomarlık türüdür.

    evet, var böyle bir çomarlık.
    hatta şu (bkz: 117 milyon zeytin ağacının kesilecek olması) durumu işte bu zeytin ve zeytinlik çomarları yüzündendir.

    cumhuriyetin ilk yıllarında kadınlara, kızlara verilen değer, demokrat parti iktidarıyla ortadan kalkıp, arap sentezcilik anlayışı yurt sathına yeniden hakim olunca, malesef ülkemiz kadınları yeniden 2. sınıf bireyler haline getirilmeye çalışıldı.

    bunun en güzel örneklerinden biri de ege ve marmara bölgesindeki miras paylaşımıdır.

    her bir yanından bereket fışkıran bu topraklarda, miras bölünürken verimli araziler, zeytinlikler, bağlar, bahçeler hep evin erkek çocuklarına paylaştırılır, kız çocuklarına ise çorak, taşlık, deniz kıyısı, kumsala yakın, verimsiz araziler bırakılırdı.
    esasen onu da vermeyeceklerdi ama "vermedik" olmasın, kanuna uyulsun diye bu araziler lütfedilirdi kız çocuklarına.

    fakat tabi ki allah'ın tokadı yok ya, ilahi adalet gün geldi tecelli etti.
    70'li yıllarda turizmin gelişmesi ile birlikte, ege, akdeniz ve marmara sahillerinin değeri artmaya başladı.
    o çorak diye, bereketsiz diye, verimsiz diye kız çocuklarına miras hakkı(!) olarak reva görülen araziler fevkalade değer kazandı.

    sonuç olarak, kurnaz erkekler tarla sürmeye, çifte çubuğa devam ederken, kız çocukları mirasları sayesinde zenginleşti.
    bizim şark kurnazlarının paralarını, o şark kurnazlarının kızları ile evlenen damatlar yedi.

    bu bir ilahi adalet miydi?
    şüphesiz ki evet.

    bakınız bodrum'un turgutreis beldesi akyarlar mevkiinde ben bu hikayenin kahramanından birincil ağızdan dinledim bu hikayeyi.
    60'lı yaşlarında izmir'de yaşayan bir hanımefendi anlattı.
    kendisine verilen kuş uçmaz, kervan geçmez bir burunda 5 yıldızlı bir tatil köyü inşa edildi.
    kadın hem tatil köyünden villalar aldı, hem de hatırı sayılır bir para.
    ben diyeyim 5 milyon dolar, siz deyin 10 milyon dolar.
    zenginin parası züğürdün çenesini yormasın şimdi.

    bu ablamıza köylü(!) kardeşlerinin durumunu sordum haliyle.
    "onlar tarlalarını ekip biçmeye çalışıyorlar" dedi. ama geçinemiyorlarmış, bu ablamız onlara da yardım ediyormuş.
    napsın? kardeş işte.
    ama aynı durumda onlar olsa bu ablaya yardım ederler miydi?
    tabi ki hayır.

    işte şimdi bu zeytinliklere açılan savaş, bu ablanın kardeşleri gibi olan çomarların yıllardır içlerine gireni çıkarma arzusudur.
    kıyılar doldu, artık talep biraz daha iç bölgelere.
    ama orada ne var?
    zeytinlikler.

    işte çomarların 40 yıllık, 50 yıllık zengin olma arzusu böyle gerçekleşecek.
    ama zihniyet çomar olunca, bu da kar etmeyecek onlara.
    şimdi zeytinliklerini satıp, tarlalarını satıp gidip pavyonda kumarda yiyecek, yine sefil olacaklar.

    açın araştırın, etrafınıza bakın böyle binlerce çomar zihniyeti hikayesi var.
    neden böyle oluyor?
    çünkü niyet kötü, zihniyet kötü.
    kardeşini, kız kardeşini, kız evladını kazıklamaya çalışanların iki yakası bir araya gelir mi?
    gelmez.
    binlerce dönüm zeytinlik satsa da gelmez.

    çünkü yukarıda allah var beya.
    2 ... tengir budun
  • 117 milyon zeytin ağacının kesilecek olması

    18.
    vakti zamanında bu topraklara amerikalılar geldi.

    dediler ki, "size otomobil verelim, kamyon verelim, para verelim, dost olalım".

    "aaa ne güzel lan" dedik, abd ile dost olduk, "we like ike" yazıları ile caddelerimizi süsledik.

    sonra amerikalılar zeytinyağını gördüler. "bu nedir" diye sordular. "zeytinyağıdır" dedik, "bizde bol ağacı var o ağaçtan zeytin alıyoruz, zeytini sıkıyoruz zeytinyağı yapıyoruz" dedik.

    "boşverin siz onu" dediler.
    bize margarin verdiler, margarin yapmak daha kolaydı.
    sonra "vita ve sana" ürettik. sofralarımıza getirdik.

    zeytinyağından öyle soğuduk ki, şarkılar yaptık "zeytinyağlı yiyemem aman, basma da fistan giyemem aman" diye.
    şarkının alt metninde zeytinyağı tüketen köylü ve cahil olarak lanse edildi alenen.

    bütün bunlar amerika'nın çok hoşuna gitti hep.
    sonra amerika'nın bizle işi bitti.
    bir kağıt mendilmişiz gibi kullanıp attılar bizi.
    biz kime uyuz oluyorsak gidip onlarla dost oldular.

    biz de "din kardeşimiz" araplara gülümsedik.
    neticede para lazım tabi.
    araplarda para var, bizde de cennet gibi vatan var ya.

    hah işte o cennet vatanın en cennet olan köşeleri hep zeytinliklerle doluydu.
    arapların ne işi var zeytinle.
    onlara deniz boyunda arsa lazım.
    "hay hay" dedik biz de.

    zeytin ağaçlarını sökmeye kesmeye başladık.
    karadeniz'deki ormanları yaktık onlar için.

    ve bütün bunları gelecek nesillerimizden çalarak, onların haklarını gasp ederek yaptık.
    para lazımdı, onurumuzu sattık.
    cennet vatanımızı cehennem yaptık.

    özür dileriz çocuklar.
    3 ... tengir budun
  • akit genel yayın yönetmeninin şehit sayılması

    1.
    Akit kafalıların dine ve değerlere yaptığı saygısızlıktır.
    Bu hakkı bu cüreti nereden buluyorsunuz lan?

    akit genel yayın yönetmeninin şehit sayılması
    20 -7 ... tengir budun
  • atatürk ün karnesini okuyamayacak nesil yetişti

    7.
    Hayatım boyunca atatürk acaba matematikten kaç almış diye düşünmedim.
    Zira zerre önemli değil benim için.
    Belki okuldan kaçtı, belki tuvalette sigara içti.
    Hangimiz yapmadık ki.
    Benim için önemli olan "ben size savaşmayı değil ölmeyi emrediyorum" demiş olması.
    Ya da ordu ricat ederken "hattı mudafaa yoktur sathı müdafa vardır, o satıh bütün vatandır" diyerek bir milletin kaderini değiştirmesidir.
    Yaptığı devrimler, getirdiği yeniliklerdir.
    Karnesinden bana ne?

    Allah ondan razı olsun.
    6 -1 ... tengir budun
  • antik kentlere gidip taşları duvarları izlemek

    7.
    Belki de o sana göre sadece "taş" olan o yolda bir lidya kralı yürümüştü 2000 sene önce.
    Ya da agamemnon'un işgalci ordusuna karşı vatanını savunmak için evinden ayrılan kocasının ardından ağıtlar yakmıştı truvalı bir kadın.
    Izledigin o taş duvarlar dünyanın en muhteşem kütüphanesiydi belki de.
    Kim bilir belki de senin içi oyuk kocaman taş diye baktığın şeyden mithridates'in atı su içiyordu bir zamanlar...

    O yüzden "sen izleme ulan çomar..."
    -------------
    Bilgilendirme notu:
    Bir dünya para ödemeye gerek yok, bir müze kart edinerek bir bilet parasıyla anadolu'daki tüm antik kentleri 1 sene boyunca ücretsiz gezebilirsiniz.
    10 ... tengir budun
  • anın görüntüsü

    19076.
    anın görüntüsü
    20 -7 ... tengir budun
  • türk tayyare cemiyeti

    3.
    istikbal göklerdedir...
    işgalden henüz kurtulmuş bir ülke, genç bir cumhuriyet ve yoksul bir halk.
    ama ulu önderin ufukta beliren büyük savaşı görmesi.
    uçakların en büyük ordulara karşı üstünlük kurabileceği düşüncesi ile havacılığa önem vermek ve dolayısıyla uçak sahibi olabilmek elzem olmuştu.

    halkın da geniş katılımı ile türkiye peş peşe uçak sahibi olmaya, hatta kendi uçağını üretmeye başladı.

    işte halkın teveccühleri bu tayyare cemiyetinde toplanıyor, göklerde olan istikbalimizin kuvvetlenmesine tayyare cemiyeti öncülük ediyordu.
    işte bu kampanyalar boyunca tayyare cemiyeti halka bu bilinci aşılamak için çeşitli etkinliklerde bulundu, afişler bastırıldı.

    bunlardan bazıları;

    fitre tayyarenindir;
    fitre tayyarenindir

    kurban parasını tayyareye vermek daha çok sevaptır;
    türk tayyare cemiyeti

    uçağı olmayan yurt damı olmayan eve benzer;
    türk tayyare cemiyeti

    tayyare piyangosu;
    türk tayyare cemiyeti

    zekat ve fitreyi tayyare cemiyetine veriniz;
    türk tayyare cemiyeti

    özellikle 1924-1936 yılları arasında süregelen bu kampanyalar kapsamında şanlı ordumuzun ve türk hava kurumu'nun envanterine türk halkı tarafından tam 350 adet uçak bağışlanmıştır.
    tayyare cemiyeti il ve ilçe merkezlerinde örgütlenmiş, etkinlikler düzenlemiş ve bu kampanyalara halkın geniş katılımı sağlanmıştır.
    dile kolay, tam 350 uçak...

    konu ile ilgili olarak;
    (bkz: kürtlerin tayyare cemiyetine uçak bağışlamaması/#36640723)
    7 ... tengir budun
  • gecenin tarihi fotoğrafı

    642.
    gecenin tarihi fotoğrafı

    20. yüzyılın başı, izmir/alsancak'ta rum mahallesi.
    8 -1 ... tengir budun
  • sözlük yazarlarının yaşadığı hangover olayları

    1.
    sözlük yazarlarının bir anlık hafızalarını resetleyip, birkaç saat öncesi, bir gece öncesi ne yaptıklarını hatırlamadıkları olaylardır.

    sene 2007.

    arkadaşlarla bir gece bursa'dan çıktık, sabah 9 gibi istanbul'da arabanın içinde uyanmıştım.
    arabadan indiğimde o arabanın bana ait olmadığını fark ettim.
    araba kimindi bilmiyordum.
    önce bir güzel kahvaltı ettim, 3-4 bardak çay içtim.
    sonra bursa'da trafik şubedeki bir arkadaşımı arayarak mevcut arabanın plakasını verip ruhsat sahibini buldum.
    ruhsat sahibinin altında da benim araba varmış.
    o da ne olduğunu hatırlamıyordu.
    "abi ben de şu an sarıyerdeyim" dedi.
    ben bostancı'daydım.
    işin garibi benim arabayı alan şahısta bilecikliymiş.
    o da o gece arkadaşlarıyla gelmiş istanbul'a, ama arkadaşları ortada yok.
    neyse, biz bostancı sahilinde buluştuk.
    güzel bir arkadaştı, o da ne olup bittiğini hatırlamıyordu.
    arabalarımızı değiştirdik.
    sonra bu bilecikli çocuğun arkadaşları da bostancı'da çıktı ortaya.

    sanırım biz yan masadaki bu çocukla "araba senin köpeğin olsun" muhabbetine girmişiz hafiften.

    "biz bir boklar yedik ama uzatmayalım" diyerek vedalaştık.

    sonra öğrendim ki benim yanımda da bir arkadaş varmış.
    o da sakarya arifiye'de salaş bir otelde ortaya çıktı.

    velhasılı kelam, güzel alem yapmışız.
    neyse, daha fazla detay yazmayayım ki sıkıntı olmasın.

    sonra zaten umreye gidip tövbekar olduk.

    siz de gidin tavsiye ederim.
    5 ... tengir budun
  • sözlüğe nostaljik bir fotoğraf bırak

    38.
    sözlüğe nostaljik bir fotoğraf bırak

    bıraktım.
    bu neydi?
    bu telefon kilidiydi.

    vakti zamanında sayemde kol gibi telefon faturası ödeyen ailem tarafından da kullanıldı uzun bir süre.
    sonra ben bu kilidi açtım tabi.
    açmayı başardım.
    çünkü bu tip kilitler standarttır, benzer bir anahtar bu kilidi açabilir.
    tesadüf ki bizim posta kutusunun anahtarı, bu telefon kilidini açabiliyordu.

    haliyle, kol gibi telefon faturaları sokmaya devam ettim.

    babam anneme kızıyordu, "sen hep anneni arıyosun" diye, annem de babama kızıyordu "asıl sen o mendebur ananı arıyorsun" diye.
    ben de tabi "yiyin birbirinizi ete para vermeyin" diyor gülüyordum.

    var mı lan öyle telefona kilit koymak.
    tam delikanlı çağımız, sevgilimizi arayacağız falan. ayıp amk.
    41 -4 ... tengir budun
  • ayrılıkçı türkler

    533.
    hep soruyorum kendime.
    bazı rakamlar neden açıklanmıyor?

    örneğin hangi ilde kaç kişinin sgk primi ödeniyor.
    hangi ilde kaç kişi sgk primi ödemeden eski tabir ile yeşil kart sistemine dahil ediliyor?

    bu rakamlar açıklanıyor elbet, ama ana akım medyada hiç yer bulmuyor.
    keza kaçak elektrik oranları da böyle.

    bir başka örnek de taciz, tecavüz vakaları.
    bunlarda da olayın olduğu yer açıklanırken, zanlıların kim olduğu, nereli olduğu, menşeinin ne olduğu hiç açıklanmıyor ne hikmetse.

    bir gizli el, kürtlerin gerçek yüzünü gizlemek için müthiş bir sansür uyguluyor.

    devlet, batıdan vergi toplayıp, doğuya harcıyor.
    batıdan 10 alıp 1 veriyor, doğudan 1 alıp 10 veriyor.
    ne yazık ki ülkemiz populasyonunun önemli çoğunluğu ise bu durumdan rahatsızlık duymuyor.

    dünyanın bütün ülkelerinde gelişmiş olan bölgeler, az gelişmiş yahut geri kalmış bölgeleri sırtında taşımak istemiyor, ayrılmak istiyor.
    zengin katalunya, ispanya'dan ayrılmak istiyor.
    zengin lombardiya, italya'dan ayrılmak istiyor.
    belçika'da flamanlar artık volanlıları taşımak istemiyor,
    abd'de bile kaliforniya eyaleti ayrı bir devlet olmak istiyor.

    çünkü insanlar akıllı.
    hiçbir insan, başka bir insana bakmak zorunda değil.
    hele dili ve milliyeti farklı bir topluluğa bakmak hiç zorunda değil.

    hal böyleyken kürtlerden bu şekilde yaka silken bizler ses çıkarmadığımız için, bugün onlardan başka 5 milyon suriyeliye de bakmak zorundayız artık.
    onlara da ses çıkarmazsak yarın afganlar gelecek, daha başkaları gelecek, sonra daha başkaları...

    biz ses çıkarmadığımız sürece, hep birileri sırtımıza bizden olmayanların yükünü yükleyecek.
    allah bize sabır ve gayret değil, idrak yeteneği ve akıl versin...
    11 -5 ... tengir budun
  • 1453 kamyonla rekor denemesi

    8.
    kamyonların yarısından çoğu alman malı, man ve mercedes marka.
    yine hatırı sayılır bir miktarda da hollanda malı daf'lar var.
    yine de siz bilirsiniz tabi.

    dombıralı mombıralı evet;
    https://video.uludagsozluk.com/v/1453-kamyonla-rekor-denemesi-172129/

    6 -1 ... tengir budun
  • ahmet necdet sezer

    1616.
    adam gibi adam cumhurbaşkanıdır.
    şu yukarıdaki yaşını başını almış arkadaştaki "iyi cumhurbaşkanı kriteri"ne bak.
    ramazanda su içiyorsa, yani oruç tutmuyorsa kötü cumhurbaşkanı.
    ama kraliçe ile kadeh tokuşturuyorsa iyi cumhurbaşkanı oluyor sanırım.
    ahmet necdet sezer

    ramazanda kameralar karşısında su içtiği için eleştirdiğin ahmet necdet sezer, cumhurbaşkanlığı bütçesinden para arttırarak hazineye iade eden, oğlunun düğününde kullanılan elektrik ve su masraflarını cebinden ödeyen bir cumhurbaşkanıydı.
    7 yılda örtülü ödenekten toplam 167 milyon lira harcadı, onun halefi abdullah gül ise 7 yılda tam 722 milyon lira harcadı.
    şu anki milletin adamı cumhurbaşkanımız ise örtülü ödenekten yılda 2.5 milyar lira harcıyor, o da yetmiyor, ilave bütçe veriliyor.
    ahmet necdet sezer
    şimdi tüm bunlar ortadayken sen adamın ramazanda su içtiğine takılıyorsan bunun hesabını çoluk çocuğun sorar senden.

    son olarak malum şahsın yazdığı entrynin ekran görüntüsünü de koyayım, her zaman yaptığı gibi silip kaçacak yine zira.
    ahmet necdet sezer
    31 -5 ... tengir budun
  • yeni şeyler getiriyorum