• islama dön kafir

    3.
    islama dönmüş frank lucas'ı şuradan görebilirsiniz;
    https://galeri.uludagsozluk.com/r/2189029/+
    https://galeri.uludagsozluk.com/r/2189030/+
    https://galeri.uludagsozluk.com/r/2189031/+

    yukarıdaki görsellerin biri farz, biri sünnet, diğeri vacip sanırım.

    edit: valla kimse kusura bakmasın, ona buna kafir deyip millete islam satan adamların girdiği entryler böyle işte. adam bir başlıkta kendi götünü parmaklamaktan bahsediyor, diğer başlıkta millete islama dön diyor. şizofren misiniz lan siz?
    14 -7 ... tengir budun
  • teknofest te finale çıkan imam hatip uçak gemisi

    1.
    konya Mustafa Büyükkaplan Hafız anadolu imam hatip lisesi öğrencilerinin yaptığı uçak gemisidir.

    hafızlar şunu yapmışlar ve teknofest'te finale çıkmışlar;
    https://galeri.uludagsozluk.com/r/2188973/+

    kaynak;
    https://twitter.com/mebha.../1442055625006059523?s=19

    kusura bakmayın ama yarrak gibi bir proje. ayrıca siz hafızsınız amk, uçak gemisi ile ne işiniz olur?

    türkiye'de pırıl pırıl üretken liseli gençlerimiz varken, hafızların hadleri olmayarak yaptıkları bu yarrak gibi projenin teknofest'te finalist olması da kesinlikle liyakatli bir şeydir değil mi?

    ulan hafızlar, uçaktan büyük ambulans olur mu?
    https://galeri.uludagsozluk.com/r/2188972/+

    ayrıca ambulansın gemide ne işi var?

    bu gemi açık denizde ikiye bölünür. tıpkı hafızların güzel ülkemizi batırdığı gibi, siz de uçak gemimizi batırmış olursunuz.

    biliyorum, hiçbir işe yaramayan bir meslek seçmişsiniz, ama bari gidin mesleğinizi yapın, böyle şeylere karışmak sizin işiniz değil.
    23 -5 ... tengir budun
  • türban takmanın yasaklanması gereken meslekler

    1.
    adalet ve güvenlik açısından personelinin türban takması acilen yasaklanması gereken mesleklerdir.

    şu meslek mensupları asla türban takamaz, takmamalı;

    -asker,
    -polis,
    -hakim,
    -savcı,
    -öğretmen.

    bu yukarıda sayılan meslek mensuplarının bir tekinin bile türban takıyor olması, anayasanın eşitlik ilkesine ve güvenlik kaidelerine aykırıdır.

    bunların dışında şayet türban takan sağlık personeli eğer bir hastaya müdahalede çekince yaşıyorsa o kişi de derhal meslekten ihraç edilmelidir.

    edit: ulan sözde müslümanlar, kimsenin sizin kafanıza taktığınız türbana bir şey dediği yok. kamuda bazı görevler şiddetli bir şekilde tarafsızlık gerektirir, bu meslek mensuplarının tarafsızlığının teminatı açısından türban takmamaları gerekir, bunu ilkokul çocuklarına bile sorsanız hak verir, siz bir bez parçasına kutsallık yüklemekten başka bir şey yapmıyorsunuz şu an.
    29 -37 ... tengir budun
  • ajax ın mezarının çanakkale de olması

    1.
    şüphesiz ki akşam ajax ile maç yapacak beşiktaşlıların hiç bilmediği gerçek.
    erecto bile bilmez, beşiktaşlılar nereden bilsin değil mi?

    evet, götveren akhilleus'un yoldaşı, işgalci yunan komutanı ajax'ın mezarı, çanakkale boğazı'nın hemen girişinde, kumkale yakınlarındadır.

    ajax esasen delikanlı bir abidir, lakin truvalı helen'e aşıktır, helen'in paris'e kaçması sonrası sadece meraktan katılmıştır truva savaşına...

    evet merak etmiştir, ulan beni tercih etmeyen, menalaus'u bırakıp giden helen, bu paris'te ne buldu da anadolu'ya vardı diye meraktan gelmiştir truva sahillerine.

    eh, zaten bir insanın başına ne gelirse, ya meraktan, ya meraktan gelir sevgili çokomeller.
    ajax truva savaşına iştirak ederek merakını gidermiştir, ve hatta bazı anlatılara göre, truva yağmalanırken, agamemnon'dan sonra "ikinç" diyerek truvalı helen'e tecavüz sırasında girmiştir.

    ne var ki ajax'ın bu yaptığı ahlaksızlıkları ile nam salmış olimpos tanrılarını dahi kızdırmış, "ulen biz seni delikanlı biri sanırdık" diyerek onu lanetlemişlerdir.

    lanetlenen ajax'da, truva savaşı sonrası odysseus'u kıskanmış, kıskançlıktan intihar etmiştir.

    ajax'ın odysseus'u kıskandığı şey ise, akhilleus'un kalkanıdır.
    agamemnon ibişi, mütevaffa akhilleus'un, hephaisthos tarafından yapılmış kalkanını ajax'a vermek için söz verir, lakin aynı kalkana odysseus'da talip olur. hatta odysseus, "olm ben tahta atı yapmasam nah girerdiniz truva'ya" diyerekten bir hatırlatma yapar aka kralına, bunun üzerine agamemnon da akhilleus'un kalkanını odysseus'a vermek zorunda kalır.
    ajax ise buna çok içerler ve bunu bir aşağılanma olarak kabul eder ve intihar ederek hayatına son verir.

    ajax'ın yanında savaşa katılan salamis'li savaşçılar da beylerinin naaşını alırlar bugün kumkale yakınlarında olan, o dönem rhoiteion adlı kasaba yakınlarındaki bir tepeye gömerler.

    ajax'ın mezarının burada olduğunu, helenistik dönem şairlerinden biri olan euphorion of chalcis'in ajax'ın mezarından mısralarında şöyle bahseder;

    "rhetean kumlarında, aeacus'un soyundan düştükten sonra,
    yazıtınızda bir ağıtla onun kanından çıktınız..."

    şair burada açık açık konum vererek ajax'ın mezarının rhoiteion sahilinde olduğunu anlatmış.

    euphorion of chalcis'in bu şiirinden etkilenen romalı şair catullus ise;
    "rhoeteum kıyısının altında truva toprağı ağırdır..." diyerek üstat euphorion'a gönderme yapmıştır.

    aynı şekilde lidyalı gezgin ve coğrafyacı pausanias da truva kıyısındaki sigeion(kumkale) yakınlarındaki sahilde, diz kapağı 13 cm çapında olan devasa bir iskeletin ortaya çıktığını; bu kemikler ajax'ınkiler olduğunu belirtmiştir.

    bunlardan başka, augustus dönemi şairlerinden ovid (exile of ovid), metamorfozlar kitabnda, ajax'ın mezarını şöyle tarif eder;
    truva topraklarında ... denize yakın, sigeion'un sağında, rhoeteum'un solunda bir yer, gök gürültüsü tanrısı kehanet jüpiter'in eski bir sunağı..."

    ben şahsen 2-3 sene önce yapmış olduğum bir keşif gezisinde bu tapınağı, yahut sunağı, yahut herhangi bir izi çok aradım lakin gözle görülür birkaç tümülüs dışında bir ize rastlayamadım.

    ama yolunuz düşerse bir de siz gidin bakın derim.

    ajax'ın mezarının konumu şöyle;
    https://galeri.uludagsozluk.com/r/2188956/+
    https://galeri.uludagsozluk.com/r/2188960/+

    şu tümülüs bugun hala mevcut;
    https://galeri.uludagsozluk.com/r/2188961/+
    https://galeri.uludagsozluk.com/r/2188959/+
    https://galeri.uludagsozluk.com/r/2188957/+

    evet...
    elin yunanı ajax sırf meraktan anadolu'ya gelmiş, onun ismini hollandalı yahudiler alıp futbol takımı kurmuşlar, bugün beşiktaş bakalım truva'nın intikamını alabilecek mi?
    9 ... tengir budun
  • beş dakika geç kalıp yarım gün yok yazılmak

    17.
    bir defasında benim de başıma şöyle bir şey gelmişti.

    lise 2. sınıftaydık, ingilizce dersi ilk dersimiz, dersin hocası genç ve güzel bir kadın. o gün 7-8 dakika geç kaldım derse, kapıyı çalıp sınıfa girdim, hoca kızdı epey ve yarım gün yok yazıldığımı söyledi.

    oysa ki ben onu etkilemek için saçlarımı jölelemiş, en güzel parfümlerimi sürüp gelmiştim derse. yani geç kalma sebebim bizzat kendisiydi.

    tabi tüm sınıfın önünde "yarım gün yok yazıldın, geç otur yerine" diyerek beni rencide edince ben de "madem yarım gün yok yazıldım, ben de gideyim yarım gün dışarda takılayım, neden derse girip yarım günümü ziyan edeyim ki, see you..." diyerek kapıyı çarpıp çıktım.

    yani kimse kusura bakmasın ama, hem yarım gün yok yazılıp, hem derse girecek kadar salak değiliz herhalde.

    ama hoca çok güzeldi, bak hala aklımda. baş harfi g...
    4 ... tengir budun
  • bir macarı bin kürde değişmem

    8.
    haklı önerme, macarlar türktür ve türkün türkten başka dostu yoktur.
    ulu önder atatürk'ün dediği gibi; "kanından başkasına güvenme..."

    ayrıca bir de şu var;

    "kâfirde yiğit varsa eğer sade macar'dır hem kendi yavuz, hem atı eşkin ve acardır." hüseyin nihal atsız.
    5 ... tengir budun
  • preveze deniz savaşı

    18.
    türk tarihinde, denizcilik tarihimizde kazandığımız en önemli zafer...
    bugün preveze zaferi'nin 483. yıldönümüdür.

    preveze zaferini kazandığımız yer şurası;
    https://galeri.uludagsozluk.com/r/2188913/+

    yunanistan'ın batı kıyısındaki preveze şehri ve buradan içeriye doğru giren arta körfezi doğal bir limandır.
    arta körfezine girebilmeniz için bir tarafında preveze kalesi, diğer tarafında actium kalesi olan dar bir kıstaktan geçmeniz gerekir.
    https://galeri.uludagsozluk.com/r/2188918/+

    barbaros ve andrea doria'dan yüzyıllarca önce burada bir büyük deniz savaşı daha olmuş, octavianus ve agrippa'nın komuta ettiği roma donanması, marcus antonyus ve kleopatra'nın donanmasını burada mağlup etmişti.
    (bkz: aktium savaşı)

    tarih tekerrür mü edecekti? batının donanması, doğu'ya karşı bir kez daha mı üstün gelecekti?
    27 eylül'ü, 28 eylül'e bağlayan gece yarısı hiç şüphesiz ki andrea doria için bunun cevabı evetti...
    bu yüzden gemilerini aynı 1500 sene önce agrippa'nın topladığı düzende toplamış, barbaros'un da marcus antonyus'un yaptığı hatayı yapmasını beklemekteydi.
    https://galeri.uludagsozluk.com/r/2188917/+

    osmanlı donanması arta(narta) körfezindeydi, preveze ve aktium kalelerini geçip arta körfezine girmek haçlılar için intihar anlamına gelirdi, o gece, doria bu nedenle 30 mil güneye yelken açtı ve rüzgar dindiğinde, lefkada adası yakınlarındaki sessola'ya demir attı.
    gece boyunca, o ve komutanları, en iyi seçeneklerinin inebahtı'ya bir saldırı düzenleyip barbaros'u savaşa zorlamak olduğuna karar verdiler.

    doria, armadasına son derece güveniyordu.
    nasıl güvenmesin ki?
    andrea doria'nın emrinde 2500'den fazla topa sahip, 600'den fazla gemi vardı.
    osmanlı donanması ise sadece 122 kadırga ve kalyon ile 366 topa sahipti.

    o gece andrea doria ve kurmayları, savaşı kağıt üzerinde(!) kazanmışlardı...

    lakin doria yine de temkinli davranıp kıyıdan uzak duruyordu, öyle ya, ters bir rüzgar esse ve doria'nın gemileri kıyıya doğru sürüklenip preveze ve actium kalelerinin top menziline girerlerse bu bir felaket olurdu.

    haçlı donanmasının kıyıdan uzakta durması barbaros'a bir avantaj sağlıyordu ve barbaros, marcus antonyus gibi hata yapacak biri değildi, doğuştan denizciydi...

    nitekim 28 eylül şafak vaktinde barbaros bu avantajlı konumunu kullanıp donanmasını güneye yöneltmişti, doria'nın kuvvetlerinin sol yanından da turgut reis 6 gemisi ile birlikte hücuma kalkmıştı.
    https://galeri.uludagsozluk.com/r/2188916/+

    andrea doria ve kurmayları bu ilk şoku atlatıp demir alma emri verene kadar aradan geçen 3 saatlik süre boyunca osmanlı donanması haçlılara bir hayli zarar vermişti, nihayet savaşa hazır hale gelen andrea doria için bir sorun daha ortaya çıkmıştı, yelkenleri şişirecek bir gram rüzgar yoktu.

    buna mukabil osmanlı kadırgaları kürekler sayesinde hızla hareket ediyor ve andrea doria'nın gemilerini tek tek savaş dışı bırakıyordu.

    bu sırada venedik amiral gemisi olan devasa boyutlardaki galeone di venezia osmanlı kadırgaları arasında kalmıştı.

    venedik amiral gemisinin kuşatıldığını gören diğer haçlı gemileri o yöne doğru yardıma gittiler, bu esnada rüzgar çıkmıştı, andrea doria rüzgarla yelkenleri şişen kalyonlarını hızla manevra yaptırarak avantajlı konuma geçmek istedi.

    haçlı filosunun sol kanadında sicilya valisi ferrante gonzaga, sağ kanadında malta şovalyelerinin gemileri vardı.
    merkezde ise andrea doria ve yeğeni giovanni doria bulunuyordu. merkezin hemen gerisinde ise grimani ve capello'nun papalık ve venedik kadırgaları, onların hemen arkasında alessandro condalmiero (bondumier) komutasındaki venedik kalyonları ve francesco doria komutasındaki ispanyol-portekiz-ceneviz kalyonları bulunmaktaydı.

    osmanlı donanması ise y şeklinde bir dizilişe sahipti.
    barbaros, oğlu hasan reis, sinan reis, cafer reis ve şaban reis ile birlikte merkezdeydi.
    seydi ali reis sol kanada, salih reis sağ kanada, murat reis, güzelce mehmet reis ve sadık reis ile turgut reis arka kanada komuta ediyordu.

    osmanlı donanması ilk olarak haçlı filosunun sağ ve sol kanatlarına saldırdı.
    işte bu anda andrea doria, osmanlı donanmasının merkezine hücum etmekte tereddüt etti, rüzgarın yeniden azalmasını fırsat bilen barbaros, haçlı donanmasının tam merkezine hücum ederek, adamlarını haçlı gemilerine çıkarmaya başladı. andrea doria ateş üstünlüğü avantajını kullanmak istese de bunda başarısız oldu.
    https://galeri.uludagsozluk.com/r/2188915/+

    gün sonunda, türkler 128 gemiyi batırdı, yok etti veya ele geçirdi ve yaklaşık 3.000 esir aldı. buna karşılık türk donanması tek bir gemi dahi kaybetmemişti. lakin devasa venedik amiral gemisi galeone di venezia'yı kuşatan birkaç osmanlı gemisinde ciddi hasar vardı.

    ertesi gün, 29 eylül şafağında haçlı donanması komutanlarının savaşıp bir önceki günün intikamını alalım önerisini andrea doria reddetti ve osmanlı donanması ile yeniden savaşa tutuşmak yerine korfu adasına doğru yelken açtı.

    kimbilir belki de andrea doria 29 eylül günü savaşsaydı bir önceki günün hesabını görebilirdi, yahut da yine aynı şekilde hezimete uğrayıp donanmasının geri kalanını da kaybedebilirdi. doria risk almamayı seçti ve böylece barbaros'un zaferi kesinlik kazanmış oldu...

    preveze; denizcilik tarihimizin şüphesiz ki en büyük başarısıdır. zaten preveze'den sonra bir de cerbe'de deniz zaferi kazandık, ondan sonra da bir daha deniz zaferi kazanamadık avrupalılara karşı ve denizciliğimiz sürekli gerilemeye başladı ve nihayet abdülhamid döneminde donanma haliç'te çürümeye mahkum edildi...

    preveze zaferinin en önemli sonucu, zaferden iki sene sonra venedik ile imzalanan barış antlaşmasıdır.
    bu antlaşma ile osmanlı venedik'e ait olan dalmaçya ve mora kıyılarındaki adaları, ege ve tüm doğu adriyatik adalarının kontrolünü ele geçirmiş, ayrıca venedik'ten 300 bin duka altın savaş tazminatı almıştır.

    yukarıda da bahsettiğim gibi, preveze deniz muharebesi, doğu ile batı'nın aynı yerde 1500 yıl aradan sonra ikinci kez kapışmasıdır.
    aktium'da agrippa ve marcus antonyus'un filoları neredeyse birbirine denk kuvvetlerdi, preveze'de ise haçlı donanması osmanlı'nın neredeyse 3 katıydı.
    barbaros hiç şüphesiz ki marcus antonyus'un 1500 sene önce yaptığı hatadan bir ders çıkarmış, coğrafi konumunun avantajını en ince ayrıntısına kadar kullanmış ve bir zafer kazanmıştı.

    zaferden sonra barbaros acaba; "şimdi marcus antonyus'un öcünü aldık" demiş midir? bilmiyoruz...
    (bkz: hektor un öcünü aldık)

    preveze zaferimizin 483. yıldönümü kutlu olsun.
    enginleri mavi vatan yapan denizlerdeki efsane atalarımızın ruhları şad olsun...
    https://galeri.uludagsozluk.com/r/2188914/+

    #tarih
    11 ... tengir budun
  • rte nin kimseye hakaret davası açmaması

    1.
    kendi beyanıdır.
    erdoğan'ın face the nation programında abd'li gazeteci margaret brennan ile yaptığı röportajda kendisine yöneltilen 100 bin kişiye hakaret davası açtığı yönündeki soruya verdiği cevapta hiç kimseye hakaret davası açmadığını türkiye'nin özgürlükler konusunda amerika'dan ve avrupa'dan çok ilerde olduğunu söyledi.

    video;
    https://mobile.twitter.co.../1442410946278821889?s=20

    eee bunun denemesi bedava.
    bir tweet atın erdoğan hakkında ve görün dava açılıyor mu açılmıyor mu?

    yahu adamın avukatı vergi rekortmeni oluyor yıllardır açtığı davalar sayesinde...
    15 -4 ... tengir budun
  • t h e e r e c t o

    267.
    henüz bulgarların türk olduğunu kabullenememişken bugün centaur'ların iskit türkleri olduğunu öğrenince şok geçirip küçük dilini yutan yuzır.

    daha dur...
    daha eti türklerini, luvi türklerini öğreteceğim sana bebişim.
    5 -1 ... tengir budun
  • okunmadan önce ölünmesi gereken kitaplar

    8.
    okumak yerine ölmenin daha mantıklı olduğu kitaplardır.
    aşağıdaki kitapları okumadan önce mutlaka ölünüz...

    daha adil bir dünya mümkün--->recep tayyip erdoğan.
    afrika seyahatlerim--->emine erdoğan.
    ortak akılda buluşma--->devlet bahçeli.
    stratejik derinlik--->ahmet davutoğlu.
    risale-i nur---->said'i nursi.
    tüm kitapları----fethullah gülen
    amerika kıtasının gerçek sahibi kızılderililer--->alpay özalan.
    derin uyku--->tuğçe kazaz.
    bülent arınç anlatıyor--->bülent arınç.
    osmanlı’dan bugüne neyi kaybettik--->nilhan osmanoğlu.
    emanet, dedem sultan abdülhamid'in filistin davası--->abdülhamid kayıhan osmanoğlu.
    darbenin ayak sesleri--->nagehan alçı.
    rojbaş, parev, şalom, merhaba, selamün aleyküm--->hilal kaplan.
    vicdanımın vasiyetidir--->tuğrul selmanoğlu.
    memleketimin koyunları--->nihat doğan.
    sadece şeyma--->şeyma subaşı.

    edit ve bonus;
    feminist dünyada erkek olmak---serkan inci&ismail alpen.
    silikon vadisi kafasıyla 90 yıllık meseleler---serkan inci&ismail alpen
    14 -1 ... tengir budun
  • centaur yarışları

    3.
    centaur'lar iskit türkleridir.

    zavallı yunanlar, at üzerinde savaşan, ok atan savaşçılar gördüğünde şaşırmışlar ve bunların insan olamayacağını, yarı at yarı insan varlıklar olabileceklerini düşünmüşler böylece mitolojideki centaur kavramı ortaya çıkmış.

    iskit türklerini görene kadar antik yunanın ve dahi avrupa'nın savaşçıları atı sadece ulaşım ve yük taşıma amacıyla kullanıyorlardı.

    savaş meydanına atla geliyor, savaşacakları zaman attan inip piyade olarak çarpışıyorlardı.
    çünkü insanoğlunun at üzerinde hakimiyet kurup at ile bir bütün olacağı üzengi sistemini bilmiyorlardı.

    aslında homeros at binen bu savaşçılardan ilyada'da bahsetmişti, ama onlar unutmuştu.

    ne zaman ki iskit savaşçılarını gördüler o dönem teknolojileri yetmediği için bunları yarattık sandılar.

    zavallı cahiller.

    cahillik zavallılıktır...
    7 ... tengir budun
  • yargı dizisi

    11.
    başıma bir şey gelmeyecekse beğendiğimi ifade etmek istediğim harika dizi.
    güzel bir konu bulmuşlar ve birkaç teknik detay hatası dışında şu ana kadar gayet iyi işlediler.

    malesef çok kötü bir dönemde yaşıyoruz.
    insanlar artık insanlıktan çıktı, pek çok değerimizi kaybettik.

    toplumda vicdan, ahlak kalmadı ne yazık ki...

    o yüzden çocuklarımıza, gençlerimize sonuna kadar sahip çıkmamız gerekir.

    yargı dizisi ile birlikte umarım anneler babalar bunu bir kez daha idrak ederler.

    üniversiteyi kazandı diye, yaşı büyüdü, 18'i geçti diye kız olsun, erkek olsun kimse çocuğunu başıboş bırakmamalı, attığı her adımı takip etmelidir.

    gençlerimiz cahil...onlara yol gösterecek olan anne ve babalarıdır. sorumsuz anne ve babalar yüzünden gençler felaketlerle yüz yüze geliyor.

    pamuk ipliğine bağlı hayatlar yaşıyoruz.

    bu yüzden çocuklarımıza sahip çıkmalıyız.

    bize kızsalar da, of deseler de, istemeseler de çocuklarımızı takip etmeli, sahip çıkmalıyız.

    kazık kadar da olsa, hayvan gibi de olsa evlatlarımız bizim canımız, onlara bir şey olduğunda beraber goygoy yaptıyları arkadaşları ortadan kaybolur, yana yana yine bizim ciğerimiz yanar.

    herkes çocuğuna sahip çıksın, gençler siz de ananızın babanızın sözünü dinleyin yanlışa düşmeyin, sikmeyeyim dalağınızı...
    9 ... tengir budun
  • biontech aşısının yan etkileri

    82.
    pfizer biontech covid_19 aşısının ilk dozunu haziran ayında, ikinci dozunu da temmuz sonunda oldum.
    her iki dozda da hiçbir yan etkiye maruz kalmadım.
    sadece ilk dozda sol kolum bir gün boyunca ağrıdı hepsi bu kadar.

    iki doz aşı olduktan bugüne geçen süre boyunca 2 elemanım covid pozitif oldu ve birisi çok ağır atlattı hastalığı, bir başka personelimin de evinde covid pozitifli hasta vardı, muhtemelen o da virüslüydü, ama çevremde bunca covid vakası olmasına rağmen ben herhangi bir şey hissetmedim.

    bazen çok şiddetli kemik ağrılarım oldu, kuru öksürük oldu, ama hiç yatağa düşmeden covid'i atlattığımı hissediyorum.

    peki ya aşılarımı olmasaydım?

    muhtemelen ben de yatağa düşecek, hastaneye düşecektim.

    aşı karşıtı müptezellerin dediklerini boşverin.

    gidin aşılarınızı olun.

    evet, belki de aşıya karşı tereddütünüz olmakta haklısınız, ama inanın covid'e yakalanmak, aşı olmaktan daha kötü.

    şimdilik bu lanet virüse karşı elimizdeki en önemli silah aşılama. iki doz aşı olan kişiler gerçekten de virüse karşı büyük oranda korunmuş oluyorlar.

    tercih sizin.

    bu virüs elbet sizi yakalayacak.

    beni yakaladığından ve de atlattığımdan yüzde yüz eminim. hatta belki şu an pcr testi yaptırsam muhtemelen covid pozitif çıkacağım.

    o yüzden virüse yakalanıp yatağa, ya da hastaneye düşmeden aşılarınızı olun.

    oğlum kötü bir şey olsa ilk ben karşı çıkardım, buradan hesap edin lan, aklınızı başınıza alın...
    6 -3 ... tengir budun
  • almanya da her şey çok güzel diyen gurbetçi teyze

    1.
    sürekli olarak "almanya çok kötü, türkiye çok iyi, bizim burda kurulu düzenimiz var o yüzden gelemiyoruz" diyen çomar almancılara karşı gerçekleri çat çat çat diye söyleyen gurbetçi teyzedir.

    -almanya'da geçim sıkıntısı yok, herkes bey gibi geçiniyor.
    -türkler kral gibi geçiniyor.
    -çalışmayana da devlet veriyor, bey gibi geçiniyor.
    -buranın devletine allah daha çok versin.
    -herkesin parası var.
    -türkiye'de yaşamak istemem, türkiye sıkıntılı.

    video;
    https://twitter.com/bizik...tatus/1441143423000465413

    işte gerçek almanya bu...teyze gerçekleri haykırmış.
    4 -1 ... tengir budun
  • tripoliçe katliamı

    13.
    siz yunanistan'ın milli marşını biliyor musunuz?
    belki duymuşsunuzdur.
    ya sözleri?
    sözlerini biliyor musunuz?

    boğulsun her türk tohumu...
    allah diye bağıran köpekler...
    allah diye böğürerek ölen pislikler...
    pis kanları ovada akan türkler...
    sefil artıklar...

    bu mısralar yunanistan'ın ve kıbrıs rum kesiminin milli marşı olan ymnos eis tin eleftherian adlı marşta geçer.

    bu soysuzluk ve nefret dolu marşı incelemiş şunları yazmıştım lütfen okuyunuz;
    (bkz: yunan milli marşındaki nefret söylemi ifadeleri/#44600141)

    işte yunan milli marşının bu nefret söylemli mısralarının kökeni, 200 yıl önce yapılan tripoliçe katliamıdır...

    ben bir mübadil torunuyum ve mübadiller ile ilgili çok şeyler yazdım, çok araştırmalar yaptım şimdiye kadar.

    mübadil olarak gelen atalarımız arasında girit'ten, selanik'ten, yanya'dan, drama'dan, kavala'dan, midilli'den, serez'den ve sair yerlerden gelmişler.
    lakin yunanistan'ın neredeyse her yerinden türkiye'ye mübadil gelmiş, yalnız tek bir yerden hiç mübadil gelmemiş, mora'dan...

    evet, 1460'ta fethedilen ve tam 361 yıl osmanlı egemenliğinde kalan mora'da tek türk kalmamış mübadil olarak gelecek.

    oysa ki resmi kayıtlarda 1821 yılına gelindiğinde mora'da yaşayan 50 bin civarında türk-müslüman var, 1821'den sonra bu sayı sıfır...

    tripoliçe dediğimiz yer şurası;
    https://galeri.uludagsozluk.com/r/2188344/+

    mora yarımadasının tam orta noktasında.

    işte bu mora yarımadasının en güney noktası olan mani yarımadasında başlayan yunan isyanı, tam 6 ay sonra mora yarımadasındaki en büyük osmanlı garnizonuna sahip olan tripoliçe kentine ulaştı.
    isyancı yunanlar tripoliçe kentini kuşattılar.
    https://galeri.uludagsozluk.com/r/2188346/+

    23 eylül 1821 günü yunan isyancılar tripoliçe kent merkezini ele geçirmeye başladılar, yunanlar kente girer girmez, filiki eterya milisleri tripoliçe'de katliama başladı.
    filiki eterya'nın yaptığını diğer yunan isyancılar izlediler ve tripoliçe'de onbinlerce türk ve yahudi vahşi bir şekilde katledildiler...
    https://galeri.uludagsozluk.com/r/2188348/+

    ingiliz tarihçi walter alison phillips, tripoliçe katliamını şöyle aktarmıştır;

    *üç gün boyunca kadınlar ve çocuklar, öldürülmeden önce işkencelere tabî tutuldu. katliam o kadar büyüktü ki, kolokotronis kapıdan hisara kadar atının ayaklarının yere hiç dokunmadığını söyledi.

    *şehirdeki yunan zaferinden sonra yol kenarları cesetler ile doldu. kadınların ve çocukların bulunduğu müslüman kitleleri, yakınlardaki dağlarda sığır gibi doğrandı.

    william st. clair ise yabancı subayların gördüklerini şöyle aktarmıştır;

    *10 bin üzerinde türk öldürüldü. paralarını sakladığı şüphe edilen tutsaklar işkence edildi. kolları ve bacakları kesildi ve ateşin üzerinde yavaş yavaş kızartıldılar.

    bazı yunan kaynakları da tripoliçe katliamından şöyle bahseder;

    *hamile olan kadınların karınları kesildi, kafaları kesildi ve köpek kafaları bacaklarının arasına sokuldu. cumadan pazara kadar hava çığlık sesleriyle doluydu.... bir yunan 90 kişiyi öldürdüm diye övünüyordu. yahudi topluluğu sistemli bir şekilde işkenceden geçirildi..

    *haftalarca aç bırakılan türk çocukları çaresiz yıkıntıların arasında koşarken yunanlar tarafından yere atıldılar sonra vuruldular.... su kuyuları cesetlerle dolduruldu..."

    *yunanistan'daki türkler arkalarında az iz bıraktılar. 1821 ilkbaharında dünyanın geri kalanı tarafından arkalarından gözyaşı dökülmeden ve fark edilmeden aniden yok oldular. bir zamanlar yunanistan'ın bütün ülkenin etrafına dağılmış büyük bir türk nüfusuna sahip olduğuna bile inanmak zordu. bu ailelerin arasında varlıklı çiftçiler, tüccarlar, memurlar yaşıyordu ve yüzlerce yıl boyunca burada yaşamış ve buraları kendi yurtları olarak kabul etmişlerdi...
    kasıtlı ve acımasızca öldürüldüler ve hiçbir zaman pişmanlık gösterilmedi.

    tripoliçe...
    mora'nın tam ortasında bir türk şehriydi ve bundan tam 200 sene önce, 23-26 eylül tarihleri arasında tam 3 gün boyunca bu şehirde büyük bir katliam, hatta soykırım yaşanmıştı.
    https://galeri.uludagsozluk.com/r/2188352/+

    yunan isyancı komutan teodoros kolokotronis anılarında tripoliçe'de tam 32 bin kişinin katledildiğini yazmıştır.
    hatta aynı kişi tripoliçe'deki korkunç katliamı şöyle aktarmıştır;
    "kapıdan hisara kadar atımın ayakları hiç yere değmedi..."
    https://galeri.uludagsozluk.com/r/2188349/+

    tripoliçe'de yaşananlar 1821'de başlayan bir soykırımın sadece bir bölümüydü...
    esasen bu katliam göz göre göre gelmişti...

    tripoliçe ve mora'daki katliamların baş aktörü olan filiki eterya örgütü, yunanistan'dan çok uzakta, odessa'da 1814 yılında kurulmuştu.
    https://galeri.uludagsozluk.com/r/2188353/+

    ve filiki eterya örgütü, yunan bağımsızlık savaşını, yunanistan'dan çok uzakta, eflak ve boğdan'da başlatmıştı.

    ilginçtir sevgili arkadaşlar, 18. yüzyılın başına kadar osmanlı, eflak ve boğdan voyvodalarını yerel rumen beylerinden atarlarken, birdenbire bu yönetim şekli değişmiş ve eflak ve boğdan voyvodaları bizzat merkezden ve istanbul'da yaşayan fenerli rum ailelerden atanmaya başlanmıştı...

    işte 1821'de eflak'ta ilk yunan isyanını başlatan kişi olan Aleksandr ipsilanti de köken olarak istanbullu bir rum olan eflak voyvodası Konstantin ipsilanti'nin oğluydu. Aleksandr ipsilanti aynı zamanda rus çarı'nın yaveri ve filiki eterya'nın da başkanıydı...

    düşünsenize, eflak'a bir voyvoda atıyorsunuz, bu voyvodanın oğlu baş düşmanınız olan rus çarı'nın yaveri ve de sizi bölme amaçlı kurulan bir derneğin/örgütün başkanı.
    osmanlı'nın acziyetine, işbilmezliğine bakar mısınız?
    esasen bu atamaların benzerlerini günümüzde de yaşıyoruz, bir düşünün nasıl türk düşmanları, devlet düşmanları, esasen abd vatandaşı olan kişiler nerelere atanıyor bugünlerde...
    neyse siyaset yapmayalım, ama siyasetsiz de olmuyor işte, dün yaşananlardan, yapılan hatalardan ders alınmamış aradan geçen 200 seneye rağmen...

    işte bu filiki eterya'nın başkanı olan Aleksandr ipsilanti, osmanlı topraklarındaki ilk yunan isyanını burada, eflak ve boğdan'da başlatmış, kısmen başarılı olsa da bu isyan osmanlı tarafından bastırılmıştır.
    https://galeri.uludagsozluk.com/r/2188354/+

    lakin eflak ve boğdan'da ayaklanan yunan milisler, osmanlı'ya karşı nihayi sonucu elde edebilecekleri coğrafyaya, mora'ya kaçmayı başarmışlardı. (rus donanması sayesinde)

    eflak ve boğdan'da ilk isyanı gerçekleştiren yunanlar, 1821 yılı şubat ayında mora'nın en güney noktasındaki mani yarımadasında asıl isyanı başlatmışlar, kısa süre içerisinde Mezistre, Landor, Fenar, Badrine'deki müslüman türkleri yerlerinden etmişler, navarin'i kuşatıp burada tripoliçe'nin öncüsü olan navarin katliamını gerçekleştirmişler ve nihayet mora'daki tüm müslüman, türk ve yahudilerin sığındıkları tripoliçe'yi kuşatarak katliamın doruk noktasına çıkmışlardır.
    https://galeri.uludagsozluk.com/r/2188355/+

    tripoliçe, yunan isyanı'nın kırılma noktasıdır.
    https://galeri.uludagsozluk.com/r/2188351/+

    yunanlar, bir yıl sonra tıpkı mora'daki isyanın bir benzerini sakız adasında da gerçekleştirmiş, sisam adasından sakız'a gelen isyancılar burada şiddetli bir isyan çıkarmış, lakin osmanlı bu isyanı aynı şiddette bastırmıştır. (bkz: sakız katliamı)

    osmanlı, öyle bir acziyet içindeydi ki, mora'da yaşananlara bir türlü müdahale edemiyordu.
    zira yunanistan'ın kuzeyi, tepedelenli ali paşa tarafından kontrol ediliyordu, tepedelenli ali paşa burada kendisine özerk bir yönetim kurmuş, osmanlı ile savaş halindeydi. yani osmanlı, kendi atadığı bir valiyi geçip, isyanın çıktığı mora'ya ulaşamıyordu.

    *******************
    ara not: tepedelenli ali paşa, yunan isyanı'nın çıkmasının baş sebeplerinden biridir, epir ve teselya'da yaptığı katliamlar ile türkler ve yunanlar arasında kesin ve kalıcı ayrılığın ve düşmanlığın temelini bu adam atmıştır.
    (bkz: zalongo dansı/#43074564)
    ******************

    ayrıca osmanlı, mora'ya denizden de müdahale edemiyordu, zira çeşme baskını ile yok olan donanmasını daha yerine koyamamıştı.

    acziyet içindeki osmanlı isyanın bastırılması için ingiltere ve fransa'dan yardım istedi, ayrıca kavalalı mehmet ali paşa'dan mora'ya müdahil olmasını, isyanı bastırması halinde mora ve girit'i kavalalı'nın yönetimine bırakacağını belirtti.

    kavalalı mehmet ali paşa, oğlu ibrahim paşa (tosun paşa'nın abisi) komutasındaki bir donanmayı mora'ya gönderdi, lakin bu kez rusya, ingiltere ve fransa bu duruma itiraz ettiler, dolayısıyla kavalalı'nın müdahalesi de yeterli olmadı.

    tripoliçe katliamından 1 sene sonra osmanlı karadan dramalı mahmut paşa komutasında 40 bin kişilik bir ordu gönderebildi, lakin korint'e kadar gelen osmanlı ordusu, Teodoros Kolokotronis komutasındaki yunan isyancılar karşısında ağır bir yenilgi alarak geri çekilmek zorunda kaldı.

    böylece 1822 yılında mora tamamen elimizden çıkmış ve yunan isyancıların kontrolüne geçmiş oldu. nihayet 1827 yılında navarin'de osmanlı ve mısır donanmalarının ingiltere, fransa ve rusya tarafından yok edilmesi ile yunan bağımsızlık savaşı son bulmuş olacaktı...
    https://galeri.uludagsozluk.com/r/2188347/+

    bundan böyle ne tripoliçe'den, ne de mora'daki başka bir yerde yaşananlardan osmanlı'nın haberi dahi olmayacak, acziyet içindeki imparatorluk, 360 yıl hükmettiği toprakları onbinlerce vatandaşını kaybederek, kanlı bir şekilde terk edecekti...
    https://galeri.uludagsozluk.com/r/2188345/+

    dile kolay...
    tam 200 sene geçmiş aradan.
    kayıt tutmayan, vatandaşını önemsemeyen acziyet içindeki bir devlet, 200 sene önce yapılan soykırıma karşı kendini savunamamış, ardıllarına da bu soykırımı savunacak belgeler bırakamamış.

    200 sene önce mora'da ve tripoliçe'de yaşananları yabancı kaynaklardan öğreniyoruz, hatta ve hatta yunanların yaptığı belgesellerden anlıyoruz vahşetin boyutlarını...

    tripoliçe ve mora'da yaşananlara dair yunanların yaptıkları bir belgesel;
    https://www.youtube.com/watch?v=-X25WQ5KSMo

    #tarih

    ***************************
    yararlandığım bazı kaynaklar;
    https://belleten.gov.tr/tam-metin-pdf/2448/eng
    https://greekreporter.com...reek-war-of-independence/
    https://dergipark.org.tr/...nload/article-file/607092
    https://avim.org.tr/en/An...ASSACRE-BBC-AND-FAKE-NEWS
    https://bylge.com/p/yunan...-5ea8d6635ebbb40008db0958
    https://en.wikipedia.org/...Greek_War_of_Independence
    https://en.wikipedia.org/wiki/Siege_of_Tripolitsa
    15 -1 ... tengir budun
  • bir tarihi bilgi bırak

    47.
    ortaçağ avrupasında bazı kadınlar, sabah evden çıkan eşlerine düşük dozda zehir verirlermiş.

    erkek geceyi başka bir evde, başka bir kadınla geçirmek istediğinde sabah aldığı bu zehir sayesinde şiddetli bir ağrı hisseder, eve dönmek zorunda kalırmış.

    eve dönen erkek, şikayetini karısına anlattığında karısı da ona güya ilaç veriyormuş gibi, sabah verdiği zehirin panzehirini verir ve erkek böylece şiddetli ağrıdan kurtulur, eski sağlığına kavuşurmuş...
    https://galeri.uludagsozluk.com/r/2187825/+

    hal böyle olunca erkek "huzuru ve mutluluğu evinden, karısından başka yerde bulamayacağını" anlar, evine bağlanır, gece başka evlerde kalma olayına son verirmiş...

    vay arkadaş ya, kadın milletinden korkacaksın. erkekler gerçekten çok saf...
    9 -3 ... tengir budun
  • zeki müren

    1089.
    24 eylül 1996...
    https://galeri.uludagsozluk.com/r/2187781/+

    yağmurlu, puslu bir sonbahar sabahına uyanmıştık bursa'da...
    gökyüzünde kapkara bulutlar...

    rahmetli babacığımla evden çıkmadan önce sabah haberlerinde işittik sanat güneşimizi kaybettiğimizi.
    sanki evimizden birini kaybetmiştik, kimsenin çıtı çıkmıyor, ağzını bıçak açmıyordu.
    annem hüngür hüngür ağlıyor, babamın gözlerinde birkaç damla yaş.
    henüz 20 yaşında fişek gibi bir delikanlıydım ben, ama afallamıştım.
    zeki müren ölemezdi ki...o bizim gururumuzdu, en büyük bursalıydı...

    her neyse, evden çıktık, evin önünde otoparkta arabaya bindim babamın gelmesini bekliyorum, arabayı çalıştırdım, bu sırada arabanın teybini almak için elimi koltuğun altına attım...
    o dönemlerde oto hırsızlıkları çoktu, dolayısıyla arabalara kızaklı teyp taktırırdık. akşam eve geldiğimizde teybi söker eve alırdık, lakin her gün her gün rutine bindiği için bazen ben teybi çıkarır, koltuğun altına koyardım.
    işte o gece de eve gelirken teybi yuvasından çıkarmış, koltuğun altına koymuştum, lakin sabah arabaya bindiğimde teyp koltuğun altında yoktu.

    "baba baba, teybi çalmışlar" diye seslendim babama.

    hi.bir şey demedi, normalde acayip fırça yemem lazımdı teybi eve çıkarmadığım için, ama sustu babam.
    karakola gittik. (evet karakola, olm, teyp çok pahalıydı lan, napalım. binlerce dolar vermiştim o teybe)
    babam şikayetçi olmak için karakola çıktı, bizi emniyet müdürlüğündeki hırsızlık masasına yönlendirdiler. fomara'daki emniyet binasına geldik, dışarısı tıklım tıklımdı. ben arabada beklerken, babam içeriye girdi, aradan 15-20 dakika geçti babam dışarı çıktı.

    "ne oldu baba" diye sordum.
    "valla tutanak tuttular, oradaki polis, abi bak bu oto teypleri bugün bulundu, içlerinden birini al istersen dedi"

    "peki neden almadın baba" diye sordum.
    "içlerinde bizimki yoktu ki..." diye yanıtladı. ve devam etti, "oğlum zeki müren'i kaybettik, boşver teybi, artık teyp falan lazım değil..."

    o zamanlar herkes dürüst ve namusluydu, kimse hakkı olmayan şeye tamah etmezdi. o gün türkiye'nin her evinde bir cenaze vardı ve biz sanat güneşimizi son yolculuğuna uğurlamak için üzerimize düşen vazifeye hazırlanıyorduk. teyp meyp kimsenin umurunda değildi...
    https://galeri.uludagsozluk.com/r/2187782/+

    ha bu arada, rahmetli zeki müren, rahmetli dedem ile de tanışırdı. dedem zeki müren'i şahsen tanır ve çok severdi.
    40'lı yıllarda dedem kamyon şoförlüğü yapıyormuş, zeki müren'in ailesinin de çakırhamam'ın arkasında kereste depoları varmış, dedem oradan mal çekiyormuş. o dönem zeki müren henüz 14-15 yaşlarında iken tanışmışlar. sonra tabi 1950'lerde zeki müren ünlü olunca dedem bunu sürekli anlatmış çevresine. bir gün izmir fuarına gitmişler, dedem, zeki müren'le sohbet etmiş, zeki müren dedemi arkadaşlarının yanında onore etmiş, bunu sürekli anlatırdı dedeciğim...dedemi de zeki müren'den 3 sene sonra kaybettik.
    https://galeri.uludagsozluk.com/r/2187783/+

    zeki müren, barış manço, kemal sunal ve diğerleri...
    https://galeri.uludagsozluk.com/r/2187784/+

    tek tek kaybettiklerimiz, aslında bu toplumun ahlaklı yüzleri, vicdanlarıydı.
    her birini kaybedişimizde, toplumumuz biraz daha ahlakını, vicdanını, namusunu, iyiliğini kaybetti...

    onlar sadece sanatçı değil, toplumun yüz aklarıydı...
    https://galeri.uludagsozluk.com/r/2187785/+

    işte 25 yıl önce bugün...bursa üzerinde kara bulutlar dolaşan bir şehirdi ve o gün bursa'nın yakın tarihteki en kara günüydü...

    senin gibisi gelmedi, gelmeyecek...çok özledik be abi...
    https://galeri.uludagsozluk.com/r/2187786/+
    5 -2 ... tengir budun
  • gavurun şovalyesine laf etmiyonuz ama diyen tip

    4.
    gavur kim köpektir ki şovalyesi olsun, şovalye kültürü olsun...

    gavurlarda ortaçağ'ın başlangıcına kadar şovalye kavramı yoktu sevgili arkadaşlar. olamazdı da, zira kör cahil gavur üzengi sistemini bilmiyordu.

    yani üzengiyi bilmeyen milletlerde şovalye olması imkansız, zira öyleydi de.
    bu lavuk avrupalılar, savaş meydanına atla gelirlerdi, sonra savaşacakları zaman atlarından iner öyle savaşırlardı.
    yani atı ve ata binmeyi sadece ulaşım amacıyla yaparlardı türkleri tanıyana dek...

    ne zaman ki iskit türklerinin kan terleyen atları orta avrupa çayırlarında görüldü, avrupa şovalyeliği o zaman öğrendi işte.

    ama gariban gavur yine de çözemedi neyin ne olduğunu.

    deşti kıpçak diyarından gelen iskit süvarilerini canavar zannettiler, onları yarı at-yarı insan bir varlık zannettiler ve mitolojik karakter olan centaur'lar ortaya çıktı böylece.

    iskit türklerinden sonra avrupa'yı titreten hun süvarilerini gördüklerinde ancak şovalyeliği çözebildiler.

    avrupalılar, at üzerinde savaşan hun şovalyelerine "palladi" ismini verdiler, hun palladi'leri, daha sonra zırhlı şovalyeler olan paladin'lere dönüştü avrupa literatüründe...

    not: bu arada ingilizlerin meşhur kral arthur'u falan var ya, işte onlar hep trişka arkadaşlar, zaten kral arthur da ingiliz falan değil, iskitli bir savaşçıdır, o yüzden de efsanevi bir şovalye olarak anılması normaldir.

    kral arthur'u daha yakından tanımak istiyorsan şunu okuyabilirsin-->(#44393792)
    5 ... tengir budun
  • barbaroslar akdeniz in kılıcı dizisi

    30.
    harika bir dizi, harika bir konu, dünya milletlerinin isteyip de sahip olamadığı tarihi karakterler...

    fakat bu nedir abicim ya?
    https://galeri.uludagsozluk.com/r/2187727/+

    bu nedir oğlum?

    medineye varamadım çalın bari arka fonda tam olsun.

    korsan ulan bu adam...bildiğin korsan...

    yağma yapıyor, ganimet topluyor normalde...

    bu adamı bu şekilde dua ettiren senarist ilerleyen bölümlerde neler yapıp aslanlar gibi tarihimizin üzerine tüy dikecek acaba?

    tarihe, barbaroslar karakterlerine sadık kal amına çatığım senaristi...
    4 -1 ... tengir budun
  • t h e e r e c t o

    253.
    telefonu arandığında "ey le sa e le sa barbarosa" diye çalan yuzır...

    https://youtu.be/JphkwYrOTQg?t=31

    helal olsun, tam bir urumeli levendi...
    5 -1 ... tengir budun
  • yeni şeyler getiriyorum