• akp li oyuncu recep terzi nin skandal tweetleri

    12.
    oyuncu derken?
    nerede oynuyormuş? hangi projede yer alıyormuş bu şahıs?

    neyse, ben biraz daha derine ineyim.

    bu recep terzi denilen şey, menzil tarikatı sofisidir.
    akp li oyuncu recep terzi nin skandal tweetleri

    bu şahıs şu an sadece menzil tarikatının etkinliklerinde sunucu vs olarak sahne almakta.

    bunlar 31 mart seçimlerinin ardından organize bir şekilde imamoğlu'nu tehdit ediyorlardı.
    akp li oyuncu recep terzi nin skandal tweetleri

    imamoğlu seçilince tarikatlara aktarılan para kesilince iyice zıvanadan çıkmışlar belli ki.

    geçim kaynağı din olan, tarikatlar olan asalaklar...!!!
    kudurmaya devam edin.
    sizin gibi pisliklerin ipliklerini her gün pazara çıkarmaya devam edeceğiz.
    5 -3 ... tengir budun
  • eğer

    33.
    "eğer..." bir tek bunu diyerek, tek bir kelime ile neler anlatabilirsiniz?

    antik yunanistan'da büyük iskender'in babası makedonya kralı filip, bütün yunanistan'ı tek bir bayrak altında toplamak, hakimiyeti altına almak ister...
    büyük bir ordu toplar ve yunan şehir devletlerini tek tek hakimiyeti altına almaya başlar.

    atina, megara, tebe, korint, argos, patras, megalopolis, tegea...

    bütün yunan şehirleri birer birer makedonyalı filip'in hakimiyeti altın girmiştir.

    direnen bir tek şehir vardır; sparta...

    filip bütün yunanistan'ı hakimiyeti altında tutabilmek için sparta'nın da ele geçirilmesi gerektiğinin farkındaydı.

    ordusunu topladı ve sparta sınırına dayandı.

    spartalılar bildiğiniz üzre tarih boyunca cesaretleri ve savaşçılıkları ile nam salmışlardı.

    bir de pek konuşmamaları, konuştuklarında da kullandıkları kelimeleri dikkatli seçmeleriyle...

    ordusunu sparta sınırlarına dayandıran filip sparta meclisine bir mesaj gönderdi;
    "Eğer hemen teslim olmazsanız, ülkenizi işgal ederim. Ve eğer işgal edersem, sahip olduğunuz herşeyi yağmalayıp yakarım. Ve Lakonya'ya(sparta) girersem büyük şehrinizi yerle bir ederim..."

    ertesi gün spartalılar kral filip'e cevap mektuplarını yolladılar.

    filip mektubu açtı, sadece tek kelime yazıyordu.

    "eğer..."

    eğer

    ----------------------------------
    not: bu hikaye, 9 eylül 1922'de izmir'in işgalden kurtarılmasının ardından ordumuza çanakkale üzerine yürüme talimatı veren ulu önder mareşal gazi mustafa kemal atatürk'e, ingilizlerin ultimatom vermesinin ardından çanakkale'ye yürüme kararından vazgeçilmesi yönünde ısrarcı olan kişilere anlatılmıştır.

    ordumuzun çanakkale'ye yürüme talimatından sonra ingilizler; "eğer türk ordusu çanakkale müstahkem mevkiine girerse savaş kaçınılmazdır, ordunuzu yok ederiz" şeklinde ultimatom vermiştir.
    ingilizlerin bu ultimatomu izmir'de bulunan atatürk'ün çevresinde rahatsızlık yaratmış ve harekattan vazgeçilmesi istenmiş.

    işte atatürk yanındakilere binlerce yıl önce spartalıların verdiği bu cevabı vermiş; "eğer..."

    işte atatürk "eğer" diyerek kararlı duruş sergilemiş, ordumuz çanakkale müstahkem mevkiini geçmiş, ingilizleri ve sair işgal kuvvetlerini mudanya'da mütareke masasına oturmaya zorunlu bırakmıştır.

    peki ya bizi mahvedeceği şeklinde ultimatom veren ingilizlere ne olmuş biliyor musunuz?

    ordumuzun çanakkale'ye girmesiyle lloyd george hükümeti savaş kararı almış, ama ingiliz dominyonları bu karara uymayacaklarını, yeni bir savaş için asker göndermeyeceklerini belirtmiş, bu da ingiltere'de krize sebep olmuş ve lloyd george hükümeti istifa etmek zorunda kalmıştır.

    bu olay da tarihte "çanakkale krizi" olarak geçer. (bkz: chanak affair)
    6 -2 ... tengir budun
  • anın görüntüsü

    44936.
    anın görüntüsü

    sabah 8.30 itibariyle abdal simit fırını kuyruğu.

    pazar sabahı evde herkes uyurken kalkıp simit için yol gidip kuyruğa girmek...
    sadece baba olanların bileceği ödenen küçük bedellerden biri.
    20 -5 ... tengir budun
  • 24 ekim 2020 ekrem imamoğlu nun covid19 olması

    37.
    öncelikle büyük geçmiş olsun.
    ben ekrem imamoğlu'nun bu hastalığı ayakta atlatacağına inanıyorum.
    asıl durumu ciddi olan antalya belediye başkanı muhittin böcek.
    muhittin bey'den kötü haberler geliyor sürekli.
    allah her ikisine de, tüm covid19 pozitiflilere de şifa versin. şu illetten bir an önce kurtulalım artık...

    ekrem imamoğlu'nun covid19 pozitif açıklamasından sonra ne yazık ki insan demeye dilimin varmadığı, lakin internet kullanıp sosyal medyada yorum yapabilen bazı yaratıklar tüm kinlerini kusup insan olmadıklarını belli etmişler yine.

    24 ekim 2020 ekrem imamoğlu nun covid19 olması
    24 ekim 2020 ekrem imamoğlu nun covid19 olması
    24 ekim 2020 ekrem imamoğlu nun covid19 olması

    bu yorumları yapanların covid19'a yakalanmamaya garantileri mi var?

    yazık...insanlıktan çıkmışsınız allahın belaları...
    10 -6 ... tengir budun
  • türkiye deki basın özgürlüğü ile dalga geçilmesi

    1.
    amerika'da devlete ait resmi bir site.

    ve bu sitede "sayfaya ulaşılamıyor" uyarısı bakın ne şekilde verilmiş;
    türkiye deki basın özgürlüğü ile dalga geçilmesi

    birileri hala demorasiden, özgürlüklerden bahsededursun.

    türkiye'deki sansür, basın özgürlüğü ve baskı rejimi yurtdışında bu şekilde alay konusu yapılıyor işte.

    dikkatinizi çektiyse söz konusu site gov uzantılı, yani abd devletinin resmi bir sitesi.

    teşekkürler akepe. böyle böyle ülkemiz hiç dünya gündeminden düşmüyor...

    anlamayanlar için edit; 404 not found yerine, "bu sayfa tıpkı türkiye'deki basın özgürlüğü gibi bulunamadı" yazıyor...
    3 -2 ... tengir budun
  • 1130 defa esma çekip koca bulan türbanlı abla

    1.
    sosyal medya hesabında tecrübelerini ümmetimizin bacılarıyla paylaşan türbanlı abladır.

    siz de türbanlı mısınız?
    koca bulamıyor musunuz?

    işte overlok makinesi ayağınıza geldi.

    türbanlı ablamızın formülüne göre 41 gün günde 1130 defa esma çekip bunu 4 defa tekrarlarsanız koca bulmanız yüzde 100 garanti.

    üstelik bulacağınız koca çok hayırlı bir koca olacakmış.

    ben demiyorum, ümmetimizin bacısı diyor.

    video;
    https://streamable.com/5dh6u0

    hadi yine iyisiniz.
    bu kıyağımı da unutmayın, kociş bulup evlenince bir duvanızı alırım...
    5 -4 ... tengir budun
  • ismailağa tarikatının tasavvuf farzdır yalanı

    1.
    ismailağa şirk müessesesinin daha çok mürit çekip daha çok zenginlik elde etmek isteyerek sarf ettiği yalan.

    adam resmen "tasavvuf farzdır" demiş.

    holly şirk;
    https://streamable.com/h7qy0x

    normal bir hukuk devletinde böyle şeyler söylemek anayasal suç olmalı.
    zira yüzde 75'i cahil olan bir ülkede "tasavvuf farzdır" diyerek aleni bir şekilde insanları kandırıyor, organize dolandırıcılık suçu işliyorlar.

    ama gel gör ki ülkedeki iktidar sahipleri bunların iplerini salmış, istediği gibi at koşturuyor, şirk beyanlarıyla halkı kandırıp dolandırıyor sahtekarlar...

    şimdi bu müptezele sorsan göster lan kuran'ın neresinde tasavvuf farzdır diye yazıyor desen dut yemiş bülbüle döner.

    ama milyonlarca cahil insan bunlara kanıyor, para kaptırıyor hatta yetmiyor bir de kendilerini, karılarını, çocuklarını bunlara badeletiyorlar...
    8 -3 ... tengir budun
  • suudi marketinde yunan ürünü gelmiştir yazısı

    1.
    suudi arabistan'ın türk ürünlerine boykota başlamasından sonra marketlerdeki türk ürünlerinin kaldırılıp, türk ürünlerinin satıldığı reyonlara yunan bayrağı asarak "yunan ürünleri gelmiştir" şeklinde tabela asılmasıdır.

    şurası suudi arabistan marketi;
    suudi marketinde yunan ürünü gelmiştir yazısı

    bu da türkiye'de istanbul havalimanına konulan suudi arabistan milli günü kutlama tabelası;
    suudi marketinde yunan ürünü gelmiştir yazısı

    evet içimizdeki arap yalakaları. siz hala devam edin bu pis ve soysuz arapların köpekliğini yapmaya.
    19 -6 ... tengir budun
  • 8 tl dolar kuruna değil karikatüre tepki vermek

    1.
    ekmeği dolarla almadığını zanneden tipik siyasal islamcı göt kılı davranışıdır.

    bulgarlar ülkene gelip paraları değerli olduğu için günübirlik alışveriş yapıyorlar, ama sen karikatüre tepki gösteriyorsun.

    sana ne yapsalar az...
    10 -3 ... tengir budun
  • peygamberin karikatürünü çizen ülkeye sığınan ezik

    1.
    "peygamberimin karikatürünü çiziyorlar, bir de duvarlara yansıtıyorlar" diye ağlayan eziktir.

    olm madem peygamberinin karikatürlerinin çizilmediği ülkeye geri dön. neden hala orada duruyorsun denyo?

    edit: onların ülkesinde yaşayıp adamların öğretmeninin kafasını kesersen 1.5 milyar müslümana saygı duymalarını bekleyemezsin.
    22 -11 ... tengir budun
  • fransa devlet binalarına yansıtılan karikatürler

    3.
    peygamberin resminin yapılması, yahut karikatürünün çizilmesinden neden bu kadar rahatsızlık duyuyorsunuz?

    sizi ayakta düdüklüyorlar, bile isteye sizi fakirleştiriyorlar sesiniz çıkmıyor da, 1500 sene önce yaşamış peygamberin karikatürü mü rahatsız ediyor?

    ya da şöyle soralım.
    bir insanın, hatta bir öğretmenin kafasının kesilmesi sizi hiç etkilemedi, ama peygamberin karikatürünü görünce mi çıldırdınız?

    vay efendim resim islama aykırıymış, puta tapmak oluyormuş vesaire vesaire...

    ulan gavsın artık yemeklerini yemek puta tapmak olmuyor da, kendini hocalara, şeyhlere, şıhlara badeletmek puta tapmak olmuyor da, karikatürü görmek mi puta tapmak oluyor.

    zavallısınız ya...islama en büyük zararı yine put kafalılar veriyor.

    fransa'yı zerre sevmem.
    ama şu karikatür olayında fransa haklı.

    adamın ülkesine gidip sığınmışsın, gidip bir de adamın öğretmeninin kafasını kesmişsin. sana ne yapsalar az...
    16 -19 ... tengir budun
  • ikinci abdülhamid

    1347.
    şu yaşıma geldim, çok cahil gördüm.

    ama şu arkadaş bambaşka bir cahil---> (bkz: #44040957)

    adam hem cahil, hem de bilmediği konuda ahkam kesiyor, başka şeyler iddia ediyor.

    ekran görüntüsünü de koyalım;
    ikinci abdülhamid

    bu arkadaş abdülhamid'in sadece kıbrıs'ı kaybettiğini, abdülhamid döneminde yaşanan diğer toprak kayıplarının meşrutiyet döneminde olduğunu yazmış...

    şimdi bu arkadaş "meşrutiyet dönemi" diye belirtmiş, ama hangi meşrutiyet olduğunu yazmamış.

    zira abdülhamid zamanında 2 adet meşrutiyet ilan edildi.

    birinci meşrutiyet: 23 aralık 1876 ile 14 şubat 1878 tarihleri arasındadır.

    ikinci meşrutiyet ise 23 temmuz 1908'de ilan edilmiştir...

    şimdi bu bilgileri aklımızda tutalım ve 2. abdülhamid döneminde kaybettiğimiz topraklara bakalım.

    teselya ve narda--->kaybediliş tarihi: 1881.
    meşrutiyet dönemi mi? hayır...

    bu arada teselya'yı 1897 yılında savaşarak geri almamıza rağmen yine yunanistan'a geri bıraktık.
    (bkz: yunan ı savaşta yenip teselya ve girit i vermek/#35933810)

    tunus--->kaybediliş tarihi: 1881.
    meşrutiyet nerde? dağa kaçtı, dağ nerde? inek içti.

    geçelim.

    mısır--->kaybediliş tarihi: 1882.
    eee? meşrutiyet olması lazım oralarda bir yerlerde. yok tabi ki...

    somali--->kaybediliş tarihi: 1884.
    meşrutiyet? yok...

    habeşistan--->kaybediliş tarihi: 1885.
    meşrutiyet hani? ne meşrutiyeti ya, kim meşrutiyet dedi?

    sudan--->kaybediliş tarihi: 1885.
    ya hani meşrutiyet? yine yok. puffff.

    kuveyt--->kaybediliş tarihi: 1899 (özerklik kazandı, ingiliz hakimiyetine bırakıldı)
    meşrutiyet? gören var mı? yok...

    girit--->kaybediliş tarihi: 1897 (girit bu tarihte özerklik kazandı, buna göre girit'i hristiyan vali yönetecekti. ve tabi bu tarihten 15 yıl sonra girit tamamen elden çıktı.)
    girit'in kaybedilişi meşrutiyet dönemi mi? hayır...

    bunların dışında sırbistan, bulgaristan, romanya 1878 berlin antlaşmasından sonra bağımsız oldular.
    yine 93 harbi sonrası kars, ardahan ve batum'da kaybedildi ve bosna hersek avusturya'ya bırakıldı.
    ama hadi bu arkadaşın dediği gibi onları da meşrutiyet döneminde kaybedildi kabul edelim...

    demek ki neymiş?
    abdülhamid hem meşrutiyet dönemlerinde, hem meşrutiyet dönemleri harici dönemlerde bol miktarda toprak kaybetmiş.

    sevgili arkadaşlar.
    elinizin altında, göt cebinizde bile artık internet var ve sınırsız bilgiye ulaşmakta gayet serbestsiniz.

    abdülhamid, osmanlı devletinin iflasını açıklayan, ülkenin gelirlerini duyunu umumiye teslim eden, osmanlı döneminin en çok toprak kaybeden padişahıdır.
    13 -7 ... tengir budun
  • sahte engelli belgesiyle yandaşlara para aktarmak

    1.
    2019 sayıştay raporları'nda ortaya çıkan gerçek...

    bugünkü inceleyeceğimiz kurum; aile çalışma ve sosyal hizmetler bakanlığı...

    bakanlığa dair 2019 yılı sayıştay raporu şurada;
    https://www.sayistay.gov....HIZMETLER%20BAKANLIGI.pdf

    sayıştay raporlarına göre söz konusu bakanlık, pek çok kişiye sahte engelli belgesiyle maaş ve para yardımı yapmış.
    yine sahte belgelerle engelli bakıyorum diye evrak düzenleyen pek çok kişiye de evde bakım ödemesi yapılmış.

    lakin ödemelerin yapıldığı kişiler ile sağlık bakanlığına kayıtlı engelli yuırttaşlar karşılaştırıldığında bunların birbirini tutmadığı görülmüş.

    belge-1;
    sahte engelli belgesiyle yandaşlara para aktarmak

    bakanlığın normalde böyle bir şeyi tespit ettiğinde kanunen alacağını tahsil etmesi gerekirken bunu da yapmadığı, sahte raporlarla bakanlıktan para alanlardan tahsil edilmesi gereken paralardan vazgeçilmiş ve takip ve tahsil işlemleri silinmiş yani sahtekarların yaptıklarının yanlarına kar kaldığı anlaşılmış.

    belge-2; (tarihlere dikkat)
    sahte engelli belgesiyle yandaşlara para aktarmak

    bakınız aşağıda sağlık bakanlığı veri sistemine kayıtlı olmayıp aile ve sosyal hizmetler bakanlığından engelli evde bakım ödemesi alanlar tablo halinde sunulmuş sayıştay tarafından.
    binlerce kişi...

    belge-3;
    sahte engelli belgesiyle yandaşlara para aktarmak

    ve şunlar da engelli kaydı olmadan engelli maaşı alanlar. bunların sayıları çok daha fazla;

    belge-4;
    sahte engelli belgesiyle yandaşlara para aktarmak

    ve bu binlerce kişiye mevzuata aykırı olarak ödenen para milyarlarca lira tutarında.

    şöyle hesaplayalım.

    yüzde 70 üzeri engelli olanlara bağlanan maaş aylık 800 tl.
    bir üstteki tabloya göre (belge-4) bu maaşı alanların sayısı ortalama 95 bin kişi.

    95.000 x 800 = 76.000.000 tl (yetmiş altı milyon lira)

    bu aylık rakam.
    bir yılda bunlara ödenen para ortalama 912 milyon lira.
    bu para yüzde 70 üzeri engellilere ödenen para.
    bir de aynı tabloda görüyoruz ki engeli yüzde 40'ın altında olduğu halde maaş alan ortalama 22 bin kişi var.
    bunların aldığı maaş da 537 tl.

    537 x 22.000 = 11.814.000

    bunun da 1 yıllık karşılığı 141 milyon lira yapar.

    evde bakım maaşlarına da bakalım. belge-3 teki tabloya göre evde bakım maaşı alanların sayısı ortalama (her iki tablonun toplamı) 70 bin kişi.

    evde bakım maaşı aylık 1500 lira.

    1500 x 70.000 = 105.000.000 tl

    bir yılda ödenen tutar; 1 milyar 260 milyon lira...

    şimdi üst üste toplarsak, aile ve sosyal hizmetler bakanlığı 1 sene boyunca sahte raporlu, sağlık bakanlığına kaydı olmayan, yahut engeli olmayan kişilere aşağı yukarı toplam 2 milyar 313 milyon lira...

    yani bakanlık yaklaşık 2.5 milyar lira usulsüz ödeme yapmış ve yaptığı bu ödemeleri tahsil etmek yerine silmiş.

    bakın yapılan bu ödemeler yıllardır yapılıyor.

    tahmin edin bakalım bu ödemeler kimlere gidiyor???
    örneğin 2017 referandumu öncesi, 2018 cb seçimleri öncesi, 31 mart belediye seçimleri öncesi kaç bin akp'li bu maaşları aldı, bu yardımlardan yararlandı ve daha sonra devlet bunlara verdiği parayı geri almaktan vazgeçti???

    hayır işin en acı tarafı da ne biliyor musunuz?
    bu yolsuzluklar, hırsızlıklar devletin rsmi kurumu sayıştay tarafından tespit ediliyor, ama bu yapılan tespitler ihbar kabul edilip bunları yapanlar hakkında hiçbir yasal işlem başlatılmıyor.

    sözde müslüman ülke ve sözde müslümanların yaptığı şeylere bak.

    yazık...
    --------------------------------------

    ek: 2019 sayıştay raporları ile ilgili yazdığım diğer yazılar;

    2019 sayıştay raporlarındaki bazı detaylar;
    (bkz: avrasya tünelinde 36 milyar tl gelirden vazgeçmek)
    (bkz: bağdat ta aylık 50 bin dolar kira ödeyen bakanlık)
    (bkz: 144 milyon lira danışmanlık ücreti ödeyen bakanlık)
    (bkz: vakıflara ait han ın peşkeş çekilmesi)
    (bkz: vakıf üniversitesine 277 milyon verip geri almamak)
    (bkz: sayıştay ın ortaya çıkardığı vakıf malları yağmaları)
    (bkz: tmsf nin 116 milyon dolar alacağı silmesi)
    (bkz: sayıştay ın hazine ve maliye bakanlığı raporu)
    8 -4 ... tengir budun
  • kahveciler taksiciler esnaflar battı mutlu musunuz

    2.
    geçen gün şarküteriye girdim mihaliç peyniri istedim ve sert ve tuzlu olsun dedim.
    aynı şekilde isli peynir istedim ve hafif tuzlu olmasını istedim.

    lakin eve geldim mihaliç peyniri sert değildi, isli peynir de tuzsuzdu.

    e şimdi bu siktimin esnafı batsa benim umurumda olur mu?
    asla.

    ayrıca, batmasına sevineceğim bir diğer esnaf çeşidi de müşteriye meşrubat satmaya çalışan restoran ve lokantalar.

    ulan çakal.
    ben bu mekana kebap yemeye gelmişim et yemeye gelmişim sen bana 1.5 liraya aldığın kolayı 7-8 liraya çakmaya uğraşıyorsun.

    lan yavşak.
    1000 sene önce dedelerimiz bir oturuşta 1 koyun yerken kola mı içiyordu zibidispor?

    etini sat, kebabını sat masaya su getir siktir ol git.

    merak etme kebabın yanında sprite içecek ılık götlü müşteri "bi sprite alabilir miyim" diye söyler zaten sana.

    inanın bu meşrubat lobisinin algısını yıkmak için çok mücadele verdim yıllardır.
    çok garson tersledim, çok ışletmeci azarladım. ama bugün artık beni tanıyan bir mekana gittiğimde kimse meşrubat sormuyor bana.

    bu başlık vesilesiyle müşterisine meşrubat satmaya çalışan restoran ve lokantaların da batması halinde mutluluk duyacağımı belirtmek istiyorum.

    su veren itfaiyenin hortumunu...
    7 -1 ... tengir budun
  • grip aşısı

    57.
    dünyada her insanın etkilenebileceği grip hastalığından insanları korumak için geliştirilen, üretilen ve yapılan aşıdır...

    1940'lı yıllardan beri üretilen ve tatbik edilen aşı türüdür.

    birkaç günden beri bu grip aşısıyla ilgili haberleri okuyorum, grip aşısının bulunamadığından, grip aşısını herkesin vurulamadığından, grip aşısı vurulabilmek için aile hekiminden rapor alınması gerektiğinden, lakin kronik hastalığı olanların bile grip aşısı vurulabilmek için rapor alamadığından bahsediyordu haberler.

    şahsen daha ağustos ayının sonunda eczacı tanıdığıma grip aşısı sormuştum, o da "ekim ayında gel abi yapalım" demişti.

    pandemi başladığından beri evde her gün düzenli olarak dışarı çıkan sadece benim.
    hanım evde, çocuklar uzaktan eğitim sebebiyle evde.
    ama ben iş gereği her gün dışarıdayım, o yüzden bir hastalık kapıp evdekilere de bulaştırma riskim olduğundan "grip aşısı yaptırmalıyım" diye düşündüm ve okuduğum haberlerin de etkisiyle bugün eczaneye gittim. lakin grip aşısı olmadığını, grip aşısı olabilmek için aile hekiminden onay almam gerektiğini, benim ise sağlam olduğumdan dolayı böyle bir onay almamın mümkün olmadığını öğrendim.

    yani parasıyla bile grip aşısı olamıyorsunuz.

    lakin anlamadığım şu. sağlamsan grip aşısı olamıyorsun.
    yahu, zaten grip aşısı gripten korunmak için yapılan bir şey.
    tabi ki bunu sağlam insanlara yapmak lazım ki hasta olmasınlar...

    vah ki ne vah...

    bakın yukarıda da bahsettiğim üzre grip aşısı 1940'lardan beri dünyada üretiliyor ve uygulanıyor.

    ülkemizde ise 1950 yılında oluşturulan influenza laboratuarında grip aşısı üretilmeye ve yurt genelinde tatbik edilmeye başlanmış.

    70 sene önce grip aşısı üretiyorduk.
    70 sene önce grip aşısı üreten laboratuarımız vardı...

    ve bu laboratuar refik saydam hıfzısıhha enstitüsüne bağlıydı.

    hıfzısıhha enstitüsü bir cumhuriyet kurumuydu, ama ondan da evvel 2. abdülhamid döneminde kurulan bakteriyolojihane-i şahane adlı bir hıfzısıhha enstitümüz vardı.
    (bkz: bakteriyolojihane i şahane/#39896491)
    (bkz: türkiye corona virüs aşısı ve ilacı üretebilirdi/#43030836)

    gerek osmanlı, gerek cumhuriyetimizin halk sağlığına önem vererek oluşturduğu bu kurumlar ne yazık ki akp döneminde yok edildi.

    bu ülke atatürk döneminde çin'e aşı gönderiyordu.
    (bkz: atatürk döneminde çin e yerli aşı gönderilmesi/#43044248)

    ama atatürk'ten sonra geçirdiğimiz son 80 senelik süreçte geldiğimiz noktada şimdi çin'den aşı bekliyoruz.

    ülkenin sağlık bakanı çıkıyor ve grip aşısı yok diye açıklama yapıyor utanmadan.

    bu ülkede grip aşısı vardı.
    yerli ve milli imkanlarla 1950'den beri üretiliyordu. siz yok ettiniz...

    bunu neden kimse söylemiyor?
    neden kimse "kral çıplak" demiyor?

    cumhuriyetin bütün kazanımlarını ve değerlerini 18 senede yağmaladınız, yok ettiniz.

    1940'lardan beri dünyaya aşı satan türkiye'yi, bir doz aşı için dünyaya avuç açmış hale getirdiniz...
    ve ne acıdır ki bu durumdan en çok etkilenenler sizlere oy verip 18 senedir iktidarda tutan garipler...

    uyanış selçuklu,
    diriliş ertuğrul,
    kuruluş osman...

    peki ya batırılış türkiye ne zaman vizyona girecek?
    3 -2 ... tengir budun
  • çarşamba günü traş olunmaz tırnak kesilmez

    1.
    tarikatçı meczupların inandığı saçma sapan şey.

    çarşamba günü vücuttan hiçbir şey koparılmazmış, traş olunmaz, tırnak kesilmezmiş, kan alınıp kan verilmezmiş, çünkü çarşamba günü cüzzama yakalanma riski varmış.

    ayrıca peygamber, perşembe ya da cuma günü tırnak kesilmesini istermiş, hatta tırnaklarını nasıl kestiğini de tarif ediyor.

    video;
    https://streamable.com/qengnj

    lan bunlar ne bomboş insanlar ya.
    uğraştıkları şeylere bak. bu saçmalıklara saatlerini, günlerini ayırıyorlar.

    yıl 2020...yuh...

    istediğiniz gün saçınızı, sakalınızı, tırnağınızı kesin kardeşim. bırakın böyle saçma sapan şeyleri. yeter ki temiz olun...
    12 -5 ... tengir budun
  • anın görüntüsü

    44892.
    anın görüntüsü

    senenin ilk hasadı.
    ama bu sefer makineyle kırmadım. son birkaç senedir zeytin kırma makinesi moda oldu mertlik bozuldu.
    yeşil zeytinlerimiz hep acı oluyordu makineyle kırınca.
    çünkü makine zeytinin çekirdeğini de kırıyor ve çekirdeğin içindeki acı zeytine işliyordu.

    bu sene dededen babadan gördüğümüz konvansiyonel yönteme dönüş yaptık.

    bir hafta sonra yemeye başlarız inşallah.

    ellerime sağlık.
    12 -4 ... tengir budun
  • sanayileşme icra komitesi hakkında cb kararnamesi

    1.
    muhteşem bir(!) kararname...

    alkış, alkış, alkış...

    bu kararnameye istinaden sanayileşme icra komitesi kurulacak ve cumhurbaşkanlığına bağlanacak.

    söz konusu kararname resmi gazetede yayımlandı.
    linki şurada;
    https://www.resmigazete.g...er/2020/10/20201014-6.pdf

    buraya kadar okey miyiz?
    ✔️

    o halde devam ediyorum.

    söz konusu kararnamenin 4. maddesinin 3. fıkrasının c bendinde çok ilginç bir metin var.
    diyor ki;
    "ülke için kritik öneme sahip şirketlerin ortaklık yapılarında, yurtiçi üretimin sürekliliğini ve ulusal güvenliği riske atabilecek değişikliklere ilişkin yapılacak işlemler konusunda karar almak..."

    süper bir madde değil mi?

    ekran şeysini de koyim;
    sanayileşme icra komitesi hakkında cb kararnamesi

    şimdi muz cumhuriyeti olmayan herhangi bir ülkede (türkiye hariç) yaşıyor olsaydık, "vay be süper bir karar valla, demek ki devlet stratejik öneme sahip şirketlere gerekli gördüğünde el koyabilecek, ne kadar da yerli ve milli bir karar böyle" diye takdir ederdik değil mi?

    ama sonuçta türkiye'de yaşıyoruz.

    stratejik öneme sahip şirketler üzerinde inisiyatif kullanacağını kararname ile açıklayan akp'nin satmış olduğu stratejik öneme sahip şirketlerimiz ise şöyle;

    ►türk telekom,
    ►sakarya tank palet fabrikası,
    ►tüpraş,
    ►petkim,
    ►tekel,
    ►limanlarımız,
    ►havalimanlarımız,
    ►doğalgaz dağıtım şirketlerimiz,
    ►demir çelik fabrikalarımız,
    ►madenlerimiz...

    ve daha niceleri.

    ülkemiz için son derece stratejik öneme sahip pek çok şirket, akp iktidarı boyunca yabancılara, yahut yabancı ortaklı şirketlere satıldı.

    borsada işlem gören pek çok kamu şirketinin hisselerinin bir kısmı da yine yabancılara satıldı.
    (bkz: akp iktidarında satılan kurum ve kuruluşlar/#14192662)

    onlarca, yüzlerce şirketin yabancılara satılmasına göz yuman akp, şimdi kararname çıkartmış, stratejik öneme sahip şirketlerde karar alacağız falan filan yapıyor.

    lan siz tank palet fabrikasını 50 milyon dolar için satmış adamlarsınız.
    (bkz: arifiye tank palet fabrikasının satılması kararı/#40809695)

    stratejik düşünmek sizin neyinize???
    9 -1 ... tengir budun
  • türkiye nin en çok ihracat yaptığı ülkeler

    1.
    almanya--->%9
    ingiltere(uk)--->%6
    abd--->%5
    italya--->%5
    ırak--->%5
    fransa--->%4
    ispanya--->%4
    hollanda--->%3
    israil--->%3
    rusya--->%2
    suudi arabistan--->%2
    çin--->%2
    belçika--->%2
    romanya--->%2
    polonya--->%2
    bae--->%2
    mısır--->%2
    kanada--->%1
    ukrayna--->%1
    bulgaristan--->%1
    iran--->%1
    isveç--->%1
    azerbaycan--->%1
    katar--->%1
    gürcistan--->%1
    macaristan--->%1
    isviçre--->%1
    hindistan--->%1
    libya--->%1
    yunanistan--->%1
    lübnan--->%1
    özbekistan--->%1
    avusturya--->%1
    portekiz--->%1
    çekya--->%1
    suriye--->%1
    güney kore--->%1
    danimarka--->%1
    cezayir--->%1
    tunus--->%1
    fas--->%1
    slovenya--->%1

    yukarıda görülen kaydadeğer ihracat yaptığımız ülkelerin toplam yüzdesi; yüzde 86.

    toplam ihracatımızın da geri kalan yüzde 14'ünü dünyanın diğer ülkelerine yapıyoruz...

    kaynak: türkiye'nin ihracat haritası;
    https://www.trademap.org/...c2%7c1%7c%7c2%7c1%7c1%7c3

    şimdi sevgili arkadaşlar...
    gündemimiz ekonomi...
    ekonomi ne yazık ki gündemimizden hiç düşmüyor.

    dış ticaret açığımız var ve bu dış ticaret açığı da her gün bizi fakirleştiriyor.
    katma değerli ürün üretip ihraç edip gelir elde edemiyoruz...

    ve yukarıda yaptığım listede türkiye'nin en önemli ihracat yaptığı ülkelerin çoğuyla da papaz olmuş durumdayız.

    ihracatımızın yüzde 9'unu gerçekleştirdiğimiz, türkiye'nin en büyük alıcısı almanya "bizi kıskanıyor" (!)...

    ihracatımızın yüzde 5'ini gerçekleştirdiğimiz abd ile durumumuz karışık...

    ihracatımızın yüzde 4'ünü yaptığımız fransa ile durumumuz ortada.

    ihracatımızda yüzde 5 paya sahip ırak hükümeti sürekli bize ultimatom veriyor.

    ihracatımızın yüzde 3'ünü gerçekleştirdiğimiz hollanda ile reisimiz küs.

    eyyy israil dediğimiz israil, ihracatımızın yüzde 3'ünü yaptığımız ülkeymiş meğer. ama bizimkiler gidip bize 5 kuruş faydası olmayan filistin'in götünü yalıyorlar.

    rusya ile bir dargın bir barışıkız. ayrıca rusya'dan yaptığımız ithalat, rusya'ya yaptığımız ihracattan kat be kat fazla.

    ihracatımızda yüzde 2'şer paya sahip olan suudi arabistan, bae ve mısır'a bundan böyle ihracat yapmamız mucizelere bağlı. ama olsun, suudi arabistan milli gününü kutlamaya devam eder bizimkiler.

    ve diğerleri...
    ihracatımızda yüzde 1 paya sahip ülkelerin bir çoğuyla da ilişkilerimiz kırılgan...

    ama ne yazık ki ülkeyi yöneten siyasi irade bu tabloları doğru okuyup dış ilişkileri geliştirecek somut adımlar atmıyor.

    ihracatımızın yüzde 86'sını gerçekleştirdiğimiz ülkelerin yarısıyla aramız bozuk. birçoğu bizden mal almayı durdurmuş yahut azaltmış durumdalar.
    ve bunun neticesi olarak ülke yokuş aşağı freni patlamış kamyon gibi gidiyor.

    yukarıdaki listede aramızın en iyi olduğu nülkeler; azerbaycan, katar, ukrayna, gürcistan ve lübnan...
    bunların hepsi yüzde 1'er paya sahip.
    bu ülkelerin paylarını yüzde 2'ye çıkarmak bile mümkün değil, zira bu dost ülkelerin nüfusları, kapasiteleri, yapacakları ithalat bedeli belli...

    elimizdeki tablo malesef bu.
    ve bu durumda ülkeyi kim yönetirse yönetsin, türkiye'yi biraz olsun düzlüğe çıkarması için, bir parça rahat nefes alabilmemiz için bu ülkelerle, özellikle de ab ülkeleri ile aramızı düzeltmemiz, ilişkilerimizi normalleştirip, geliştirmemiz şart...

    işte türkiye'nin dünya ülkeleri ile ilişkilerini düzenleyen, geliştiren, krizleri çözen diplomatları vardı eskiden.
    birileri kendisine "şahsım" dedi, türkiye'yi dünyada temsil eden diplomatlara ise "monşer" diyerek yol verdi.

    neticede dünya ile ilişkilerimiz ortada...

    durumumuzu da yukarıda açıkladım.
    bize acilen dolar lazım, o da bu gece lazım...

    ha tabi kendini "yerli ve milli" zanneden birileri şimdi çıkıp, "biz bize yeteriz, ekmeği bu ülkelerden mi alıyoruz" diyecektir.

    evet, ekmeği bu ülkelerden almıyoruz ama geçtiğimiz sene 2.3 milyar dolarlık buğday ithalatı yapmışız, bu ithalatın da yüzde 95'ini yukarıdaki ülkelerden yapmışız.
    türkiye nin en çok ihracat yaptığı ülkeler

    neyse...
    görüldüğü gibi ekmeği dolarla almıyoruz, ama askıda ekmek kampanyası yapacak kadar da düşmüş durumdayız...

    o halde gayrisini fütüvvet ehli olan(!) ümmetimiz bilir, bizler şahsım için amorf ehliyiz(!) ne de olsa...

    ampulü lüzumsuzsa söndürmek farzdır...
    10 ... tengir budun
  • sayıştay ın hazine ve maliye bakanlığı raporu

    1.
    türkiye'nin namusu sayıştay'ın 2019 raporlarında, hazine ve maliye bakanlığında (damat ve çokomel bakanlığı) tespit edilen usulsüzlük ve eksikliklerin yer aldığı rapordur.

    tüyü bitmedik yetim hakkının harcanması konusunda yetkili olan hazine ve maliye bakanlığında yapılan tetkikler neticesinde sayıştay şu bulguları elde etmiş ve raporunda yer vermiş;

    1. tahsisli kullanılan taşınmazların bakanlık mali tablolarında yer almaması.

    2. hazineye ait madeni para, madalyon ve madalya arşivinin taşınır ve muhasebe
    sistemlerinde izlenmemesi.

    3. menkul varlıkların mali tablolarda gerçeğe uygun değerleri ile gösterilmemesi.

    4. 2019 yılı açılış yevmiyesinin her bir hesap bazında borç ve alacak tutarı içermesi.

    5. takipli alacağa dönüşen idari para cezalarının bakanlık mali tablosunda raporlanması.

    6. türev ürün işlemlerinin muhasebe kayıtlarına hatalı aktarılması.

    7. avukatlık vekâlet ücretlerine ilişkin muhasebe kayıtlarının hatalı tutulması.

    8. kredi devralma ve ikraz anlaşmaları uyarınca belirlenen ve faaliyet dönemi itibarıyla tahakkuk edecek olan gelirlerin risk hesabı alacakları hesabında takip edilmemesi.

    9. dönem sonu işlemlerinin eksik yapılması.

    10. ilama bağlı ödemelerin ve tahakkuk kayıtlarının zamanında yapılmaması nedeniyle faiz ve icra masrafıyla karşılaşılması.

    11. girişim sermayesi fonlarına kaynak aktarımına ilişkin karar kapsamında belirlenen taahhüt sınırının nazım hesaplarda izlenmemesi.

    12. doğrudan dış kredi kullanımlarına ilişkin uzun süredir teyit edilemeyen kayıtların olması.

    13. bakanlık harcama birimleri tarafından doğrudan temin ve pazarlık usulü için belirlenen sınırın takip edilememesi.

    14. yurtdışı teşkilatına gönderilen avansların süresinde kapatılamaması.

    15. hazine malı haline gelen menkul varlıkların ekonomiye kazandırılması sürecine ilişkin düzenlemelerin yeterli olmaması.

    16. genel bütçeye gelir kaydedilmek üzere bakanlığa aktarılan tutarların doğruluğunun teyidi ve takibinin yapılmaması.

    17. mali tabloların ekinde önemli muhasebe politikaları ve açıklayıcı notların sunulmaması.

    18. muhasebe kayıtlarının mali yılın bitiminden sonra da yapılmaya devam edilmesi.

    19. kamu borç yönetimi raporunda yer alan borç üstlenim anlaşmalarına ilişkin
    bilgilerin yeterli, açık ve kapsayıcı olmaması.

    20. kredi garanti fonu a.ş. (kgf) tarafından bakanlığın erişimine açık bir veri tabanının oluşturulmaması.

    21. kgf’nin hazine destekli kefalet kullanan yararlanıcılardan tahsil edemediği kefalet komisyonu alacağının bulunması.

    22. merkezi finans ve ihale birimi (mfib)'in tabi olması gereken muhasebe ve raporlama usulü ile ihale mevzuatında belirsizlik bulunması.

    23. yükseköğretim kurumlarına hazine yardımları tertibine ilişkin harcama sürecinin
    mevzuata aykırı olarak yürütülmesi.

    24. avukatlık vekâlet ücretlerinin dağıtımına ilişkin yasal ve sistemsel sorunların vekâlet ücretlerinin takip ve dağıtımını güçleştirmesi.

    25. bakanlığın merkezi uyumlaştırma birimi olarak yürüttüğü faaliyetler ile kendi
    bünyesinde tesis ettiği iç kontrol sisteminde eksiklikler bulunması.

    26. 2019-2023 stratejik planı ve 2019 yılı performans programının geç yayımlanması.

    kaynak:
    https://www.sayistay.gov....%20MALIYE%20BAKANLIGI.pdf
    ---------------------------------
    bütün işi muhasebe, para, evrak olan bir kurumun bu kadar çok yanlışlıkları, hataları, eksikliklleri ve usulsüzlükleri olması anlaşılabilir bir şey değil.

    bu eksiklikler bize gösteriyor ki, devlet kurumlarında laçkalaşma ve liyakatsizlik had safhaya ulaşmış.
    basit hesaplar bile artık yapılmıyor, takip edilmiyor olmuş...

    ama normal.
    "dolar kuru benim umurumda değil" diyen birinin yönettiği bir kurumda böyle hatalar olması gayet normal...
    15 -6 ... tengir budun
  • yeni şeyler getiriyorum