• bir kadını tecavüzcüsüyle evlendirmek

    31.
    tecavüze ve tecavüzcüye teşviktir.
    evet, bakın yasa koyucu ne diyor;

    --spoiler--
    "sen potansiyel tecavüzcü, git kafana göre birine tecavüz et, sana tecavüzden dolayı biz ceza vereceğiz, ama tecavüz ettiğin kızla evlenirsen ve bu evliliği işlediğin suçun zaman aşımı dolana kadar sürdürürsen yırtarsın..."
    --spoiler--

    tecavüz suçunun zaman aşımı nedir?
    5 sene mi? 7,5 sene mi? 10 sene mi?

    tecavüzcüye ödül veriliyor.
    tecavüz ettiği kızla zaman aşımı süresince evli kaldığı takdirde hapse girmeyeceğini, ceza çekmeyeceğini söylüyor.

    şimdi bu tecavüzcüyü teşvik değildir de nedir?

    bu yasaya "evet" diyen vekillerin bir yakını da bu şekilde tecavüze uğrarsa ve mağdur şahıs tecavüzcüsü ile evlenmek zorunda kalırsa içlerine sindirebilecekler mi bu yasayı?

    dilerim kimsenin kızı, yakını tecavüze uğramaz.
    ama malesef kızlarımız, kadınlarımız güvende değil. onlara daha çok sahip çıkmamız, daha çok dikkat etmemiz gerekecek şu saatten sonra...
    57 -4 ... tengir budun
  • fethullah gülen in rte yi aklaması

    1.
    ilginç itiraflardır.
    Sözkonusu videodan satır başları;
    -rte ile parti kuracağı zaman bir kez görüştük.
    -kendisini tanımam muhabbetim yok.
    -bizim için "önce bunları bitirmemiz lazım" demiş.

    Video;
    https://m.facebook.com/st...9262230&id=1550326684

    Yani şu röportajı tayyip erdoğan yaptırsa böyle olmazdı.
    Fetö resmen tayyibin propagandasını yapmış.
    2 -1 ... tengir budun
  • mhp nin rte yi ihanetten yargılayacağız açıklaması

    1.
    mhp'nin haziran 2015 seçimleri dönemindeki seçim vaatidir.
    bu açıklamayı yapan kişi mhp genel başkan yardımcısı semih yalçın'dır.

    mhp nin rte yi ihanetten yargılayacağız açıklaması

    aynı semih yalçın, bugün tayyip erdoğan'ın yurtdışı gezilerine katılıyor.
    (bkz: mhp li semih yalçın ın rte nin gezisine katılması)

    omurga neydi?
    omurga emekti...
    11 -1 ... tengir budun
  • başörtüsü açılan 4 yaşındaki kızını öldüren adam

    1.
    4 yaşındaki kızının başörtüsü hafiften kaydı ve saçı gözüktü diye kızını döverek katleden cani ittir.

    Not: olay Hindistan'da geçiyor ama şerefsizler hep aynı.
    Müslüman dünyasının bu hallerine kim dur diyecek?

    http://m.hindustantimes.c...8kzSy9zKvcolEVnuNdTK.html

    Not: yuh arkadaş bunu bile eksileyen itler var demek ki 4 yaşındaki kızı katletmeyi haklı görüyorlar ve biz bunlarla aynı coğrafyada yaşıyoruz.
    65 -31 ... tengir budun
  • trump ın maaş almayacağını açıklaması

    1.
    abd'nin yeni başkanının yaptığı açıklama.
    buna göre trump yıllık 400 bin dolara tekabül eden maaşını almayacak, sembolik olarak sadece 1 dolar maaş alacakmış.
    darısı bizim siyasetçilerin başına.
    http://www.ntv.com.tr/dun...ak,wc3iDimRxEOnec0zHb2Vwg
    54 -7 ... tengir budun
  • demirtaş a cep telefonu götüren avukat

    1.
    cezaevinde yatan teröristin dışarıdaki teröristlere talimat vermesi için kuryelik yapan avukattır.
    yakalanmış şerefsiz it.
    http://www.sozcu.com.tr/2...e&utm_campaign=gundem
    4 -1 ... tengir budun
  • iranlı gazeteci bahman nirumand ın mektubu

    1.
    günümüz türkiyesine 35 sene önceden ışık tutan mektuptur.
    anlayabilenler için ibretlik benzerlikler taşır.

    buyrun, işin işten geçtiğini geç farkeden yandaş bahman nirumand'ın mektubunu takdimimdir...

    Merhaba, Benim adım Bahman Nirumand.
    iranlı bir gazeteci-yazarım.
    Şah’ın devrilmesinde aktif rol oynayanlardanım.
    aynı zamanda mollaların, demokrasi ve özgürlük getireceğine inanan milyonlarca solcu, demokrat, liberal ve milliyetçi insandan biriyim.

    Evet, Humeyni yeryüzünde cenneti vaat etti bize.
    Demokrasi gelecek, kimse fikirleri ve siyasal görüşleri yüzünden tutuklanmayacak, işkence yapılmayacak, kadınlara eşit haklar verilecek, giyim serbest olacaktı.

    Şah’ı devirdikten sonra mollaların camiye geri döneceklerinden emindik.
    Devleti yönetecek durumda olduklarına inanmıyorduk.
    Yanıldık.
    Kitaplardan ezberlediğimiz cümleleri, içi boş kavramları birbirimize söyleyip duruyorduk.

    --Üzerinde Durmadık--
    Her şey 14 Ocak 1979 tarihinde değişti.
    Şah, iran’ı terk etti.
    Ardından iran tarihinin en büyük yürüyüşü Tahran’da yapıldı.
    Sansür, yasak yoktu, istediğimiz gibi bağırıyorduk.
    Fakat mitingde ilk dikkatimi çeken, kim liberal Musaddık ya da solcu şehitlerin resimlerini taşıyor ise mollalarca dövülüyordu.

    Pek üzerinde durmadık bu olayın, "Hele bir kurtlarını döksünler, sonra sakinleşirler" diye düşündük.

    Ertesi gün gazetede, bir hırsızın genç mollalar tarafından yakalanıp, adına "islam Mahkemesi" denilen bir mahalli heyet tarafından 35 kamçı cezasına çaptırıldığı haberini okuduk.
    Haberi ciddiye almadık; "Üç beş sapsızın işi" dedik.

    Bu arada bira-şarap fabrikalarının yakılması, sinemaların tahrip edilip filmlerin sokaklara atılması gibi olayların üzerinde hiç durmadık.
    "Ufak tefek şeylerin" toplumun demokrasi ve ulusal bağımsızlık yolundaki çabaları etkilemesini istemiyorduk.

    Biz bunları söylerken, mollalar tarafından, kadın ve erkeklerin yan yana yüzemeyecekleri, okullarda aynı sınıflarda olamayacakları, birlikte spor yapamayacakları gibi gerici kararlar ardı ardına alınmaya başlandı.

    "Müslüman kadınların yanında orospuların yeri yoktur" denilerek kadınlara örtünme zorunluluğu getirildi.
    Özellikle üniversitelerde bu yüzden çatışmalar çıktı.
    Bu çatışmalardan rahatsız olduk.
    kadın sorununun güncelleşip ön plana geçmesini istemiyorduk!
    "Asıl mücadele, emperyalizme ve kapitalizme karşı verilmelidir" diyorduk.
    Kadın sorunu bir yan çelişkiydi, ana çelişki sömürüydü.
    Kadının giyim sorunu, emperyalizme karşı verilen mücadeleyi baltalamamalıydı!

    Peçesiz, başörtüsüz sokağa çıkan kadınlar artık açıkça, gözümüzün önünde dövülüyordu.
    Bazı kadınların yüzüne kezzap atılıyordu.
    Biz ise hálá büyük laflar ediyorduk, bu tür olayları devrimin kaçınılmaz sancıları olarak görüp umursamıyorduk! "ittifak" "Eylem Birliği" gibi terimlerin peşinden koşup duruyorduk.

    --Geçiş Sancıları Sandık--
    Humeyni, "Bütün sorunlarımızın sebebi, cemiyetimizdeki ahlaksızlıklardır. Bunların kökünü kazımalıyız" diyor, genç mollalar terör estiriyordu.
    Kitabevleri yağmalanıyor; gazete bayileri ateşe veriliyordu.

    Şiraz’da "islam Mahkemesi" eşcinsel ve fahişe olduğu gerekçesiyle dört kişiyi idam ediyordu.
    Benzer olay Tahran’da da gerçekleşiyor, üç fahişe ve üç eşcinsel kurşuna diziliyordu.

    Sesleri ve görüntüleriyle erkekleri tahrik ettikleri için kadın spikerler televizyondan kovuluyor, uyuşturucu olarak görülen müzik yasaklanıyordu.
    Alkol içen, kırbaç cezasına çaptırılıyordu.

    Şimdi düşünüyorum da, insan zamanla her türlü aşağılanmaya alışıyor galiba.
    Hiçbirini görmüyorduk.
    basmakalıp analizlerimizin doğru olduğuna o kadar inanıyorduk ki!..

    Oysa toplum hızla dincileştiriliyordu.
    Alınan her kararda "Tamam bu sonuncusu" diyorduk. Ama arkası hep geliyordu.

    Kızların evlenme yaşı 18’den 13’e düşürüldü.
    Parfüm, ruj, saç boyası, mücevher gibi kadın malzemelerinin yurda girişi yasaklandı.
    Kadın çamaşırı satan mağazaların vitrinlerine sutyen, kombinezon vs. koymasına bile izin yoktu.
    Kamu dairelerinde kadın memurlara tesettüre girme emri çıkarıldı.
    Aslında birçok aydın kadının üye olduğu kadın dernekleri vardı. Onlar kendi küçük çevrelerinde "hamilelik tatilinin uzatılması", "eşit işe eşit ücret" gibi talepleri tartışıyorlardı.
    Biz aydınlar hep aynı düşüncedeydik: Demokrasi ve özgürlüğe geçiş sancılarıydı bu tür vakalar! Abartmaya gerek yoktu.
    Hepimiz "ana çelişki" üzerinde duruyorduk.
    öncelikle dışa bağımlılık ve ekonomik krizden kurtulmalıydık.

    --Referandum Oyunu--

    Üç ay önce Humeyni, Paris’te komünistler de dahil olmak üzere her görüşün rahatça örgütleneceği bir demokrasiden, özgürlükten bahsederken, şimdi tüm solcu, milliyetçi ve liberalleri islam düşmanı ilan etmişti.

    Bu sözler üzerine ilk protestomuzu yaptık.
    Mitingimize bir milyonu aşkın insan geldi.
    Mollaların en iyi siyasi stratejileriydi; işlerine gelmediği zaman hemen gündemi değiştiriyorlardı.
    Referandum meselesini gündeme getirdiler.
    Halka soracaklardı: "islam Cumhuriyeti’ni istiyor musunuz, istemiyor musunuz?"

    Kuşkusuz bu bir oyundu.
    halkın yüzde 65’inin okur-yazar olmadığı bir ülkede kim ne anlardı cumhuriyetten?

    Yapılan propaganda belliydi; dediler ki: "islam’a evet mi, hayır mı diyorsunuz?"

    Biz bu oyunu biliyorduk ama şöyle düşünüyorduk: "Önemli olan cumhuriyettir; serbest seçimlerdir; demokratik haklardır, özgürlüklerdir.
    islam Cumhuriyeti bunu sağlayacaksa neden karşı çıkalım?"

    Ancak bazı küçük kesimler bu oyuna gelmemek için referandumu boykot ettiler.
    Sonuçta, "evet" diyen 20 milyon, "hayır" diyen ise sadece 140 bindi.

    Mollalar bu referandum sonucunu çok iyi kullandılar.
    Güya tüm ülke yaptıklarını onaylıyordu.
    Artık televizyondan sonra basın da ellerine geçmişti.
    Sanki tüm muhaliflerin sayısı 140 bin kişi gibi gösterdiler.
    Halbuki 20 milyon içinde bizim oyumuz da vardı. Ama artık bizim sesimizin çıkmasına izin verilmiyordu.

    --Halkı Anlayamadık--

    Mollalar güçlendikçe saldırganlaştılar.
    Örneğin, tirajı bir milyon olan liberal "Ayendegan" Gazetesi’ni kapattırdılar.
    Sıra sonra "Keyhan" Gazetesi’ne geldi; muhalif yazarların işten çıkarılmasını sağladılar.

    Tüm bu olanları protesto etmek için mitingler düzenlemeye başladık.
    Ama iş işten geçmişti artık; insanlar yılmıştı, korkuyordu.

    Özgürlük, demokrasi ve bağımsızlık için ayaklanan halkın, bu kadar kısa sürede değişeceğini düşünememiştik.
    Sanmıştık ki, mollaların gerici yasalarına/kurallarına halk karşı çıkacak.
    Halbuki tersi oldu; mollalar yasak, sansür getirdikçe arkalarından gidenlerin sayısı arttı.

    Örtünmek moda oldu!
    Tüm bunlara "gelip geçici bir fırtına" diye bakmak ne büyük yanılgıydı.
    Komünistlerden, solculardan, demokratlardan, milliyetçilerden sonra liberal islamcılar da zamanla mollaların hedefi oldu.

    Şah döneminden daha çok insan cezaevlerine konuldu; idam edildi.
    Milyonlarca insan canını kurtarmak için yurtdışına kaçtı.
    Kaçanlardan biri de bendim.

    Umarım bizim hatalarımızdan birileri ders çıkarır.
    --------------------------

    bu yaşananlar tanıdık geliyor mu sizlere?
    "yok tanıdık gelmiyor" diyorsanız bu yazıyı boşuna okudunuz. kusura bakmayın.
    ama "bütün bunlar bana birşeyler anımsatıyor" diyenlerdenseniz o zaman umut var demektir.

    #tarih
    7 -3 ... tengir budun
  • imam hatipler kapatılsın

    226.
    son derece haklı sebepleri olan önerme.
    bakınız şu aşağıdaki piç adıyaman-gerger imam hatip lisesinde çocuklara tecavüz eden sapık.
    gerger imam hatip lisesindeki menzilci sapık

    tipe bakın.
    yolda görseniz suratına tüküresiniz gelir.

    peki bu cesareti kimden alıyorlar?
    (bkz: imam hatip tecavüzcüsünün rte ile hatıra fotosu)
    7 ... tengir budun
  • imam hatip tecavüzcüsünün rte ile hatıra fotosu

    1.
    adıyaman gerger imam hatip lisesinde çocuklara tecavüz eden menzilci-dinci sapığın skandal fotosudur.

    skandaldır.
    işte cumhurbaşkanı'nın maketini böyle her yere koyarsanız, sonuçları bu olur.

    gerger imam hatip lisesindeki menzilci sapık
    18 -3 ... tengir budun
  • gerger imam hatip lisesindeki menzilci sapık

    1.
    sırtını sağlam yere dayamış olan sapıktır.
    gerger imam hatip lisesindeki menzilci sapık
    3 ... tengir budun
  • ersin düzen in maaşının 417 bin tl ye çıkması

    1.
    (bkz: ersin düzen in aylık 278 bin tl alması)

    adam kısa süre içinde maaşını neredeyse 2'ye katlamış.
    çok ilginç.
    ne yaptı da maaşı 278 binden 417 bin tl'ye çıktı?
    http://www.haberyuzdeyuz....programi-icin-h17567.html
    2 ... tengir budun
  • mhp li semih yalçın ın rte nin gezisine katılması

    1.
    devlet bahçeli'nin sağ kolu, mhp genel başkan yardımcısı semih yalçın'ın cumhurbaşkanı erdoğan ile birlikte litvanya gezisine katılmasıdır.
    mhp li semih yalçın ın rte nin gezisine katılması
    (bkz: başkanlık is coming)
    6 -1 ... tengir budun
  • fetö den gözaltına alınan akp li

    1.
    bugün yapılan operasyonda fetö'ye üye oldukları gerekçesiyle gözaltına alınan akp'lilerdir.

    bunlardan biri de kütahya'nın tavşanlı ilçesi akp ilçe başkanı olan hilmi gümüş'tür.

    şimdi "kim sikler lan tavşanlı'lı hilmi gümüş'ü" diyeceksiniz.

    evet, ben olsam ben de öyle derdim.
    kim sikler lan tavşanlı ilçe başkanı hilmi gümüş'ü.

    ama iş öyle değil.
    ortada bir devlet güvenliği meselesi var.

    şu aşağıdaki görselde hilmi gümüş'ün kime ne kadar yakın olduğuna bakınız;
    fetö den gözaltına alınan akp li

    evet, bir fetö mensubu, türkiye cumhuriyeti'nin başbakanının hemen yanında...
    bu bir devlet güvenliği sorunudur.

    işte akp'nin yönettiği ülke ve akp'nin fetö ile mücadelesi.

    akp=fetö.

    yalan mı?
    5 -1 ... tengir budun
  • tel aviv deki kemal atatürk caddesi

    2.
    atatürk tüm dünyanın saygı duyduğu, hayran olduğu bir liderdir.
    bu yüzden tüm dünyada atatürk adına caddeler, okullar, heykeller, büstler bulunur.
    israil'de de bu tip şeylerin olması gayet normal.

    israil'deki atatürk büst ve heykelleri;
    https://i.hizliresim.com/5YAX8d.jpg
    https://i.hizliresim.com/OEWNqz.jpg
    https://i.hizliresim.com/1N9BkY.jpg
    4 ... tengir budun
  • 2015 ten beri 11423 çocuğun cinsel tacize uğraması

    1.
    (bkz: akp döneminde olmuştur)

    evet, "bir kereden bir şey olmaz" diye diye son 2 yılda başımıza gelen korkunç rakam.
    ne acı...
    6 ... tengir budun
  • fatih tezcan

    195.
    keşke ölse.
    karakter yoksunu.
    fatih tezcan

    tanım yukarıda.
    8 -1 ... tengir budun
  • fetoş iade edilmezse kaçacağı ülke

    2.
    favori kanada'dır.
    ama güney afrika cumhuriyeti'nde feto iti için çok şaşaalı bir saray ve külliye yapılmış diye duymuştum.
    güney afrika'ya da sığınabilir it.

    güney afrika-johannesburg'da şöyle bir külliye yapmışlar şerefsize;
    fetoş iade edilmezse kaçacağı ülke

    bonus: (bkz: Ali Katırcıoğlu)
    2 ... tengir budun
  • atatürkün namaz kılarken fotoğrafının olmaması

    28.
    yoktur.
    çünkü atatürk şovmen değildir.
    din tüccarı değildir.

    ama şöyle bir fotoğraf var,
    "atatürk dinsizdi" diyenler, böyle düşünenler bu fotoğrafa iyi baksınlar.

    Tarih: 16 Mart 1923.
    Yer: Adana Ulu Camii önü.

    Atatürk Cuma namazı çıkışında Adanalılarla sohbet ediyor.

    atatürkün namaz kılarken fotoğrafının olmaması
    3 ... tengir budun
  • mustafa kemal atatürk

    11439.
    bizi öksüz, bizi atasız bırakmasının 78. yılında biraz daha buruk olduğumuz ulu önder, büyük başbuğ.
    özlem ve saygı ile anıyoruz.
    ruhu şad olsun.
    9 -2 ... tengir budun
  • can dündar cinsi köpek

    3.
    eğitimlidir, sahibi ne derse onu yapar.
    ne de olsa alman disiplini.
    can dündar cinsi köpek
    28 -1 ... tengir budun
  • yeni şeyler getiriyorum